(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, davacı işçinin iş akdinin 14.07.2005 tarihinden itibaren ardı ardına iki iş günü devamsızlık yapması nedeni ile 4857 Sayılı Kanunun 25/II- g maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının 14-15-16.07.2007 tarihlerinde devamsızlığı nedeni ile haklı olarak feshedildiği, davacının fazla mesaiye kalmamasını gerektirecek mazereti olmadığı halde fazla mesaiye kalmadığı çocuğunun rahatsız olduğunu ileri sürmüş ise de buna ilişkin belge sunmadığı, sunulan kaydın olaydan çok önce yapılan tedaviye ilişkin olduğu gerekçesi ile isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesi davalı işveren tarafından haklı olarak feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 sayılı Kanunun 25/II-g ve 1475 Sayılı Kanunun 14. maddeleridir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin çocuğunun rahatsız olduğunu gerek tanık beyanlarından gerekse 12.07.2005 tarihli hastane belgesinden anlaşılmaktadır. Davacı işçinin 13.07.2005 tarihinde fazla mesaiye kalması istendiğinde çocuğunun rahatsızlığı nedeni ile kalamayacağını beyan etmesi üzerine davalı işveren vekili tarafından iş akdinin feshedildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Geçerli bir mazeretini kabul etmeyen işverenin feshi haksızdır. Böyle olunca yukarıda sözü edilen kanun hükümleri uyarınca kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin, bilirkişiden alınan hesaplama raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak, kabulü yönünde hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy