(4857 S. K. m. 25) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, davacı işçinin iş akdinin 27-28-29.01.2005 tarihlerinde üç iş günü ardı ardına mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeni ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının 27-28-29.01.2005 tarihlerinde üç iş günü ardı ardına mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeni ile davalı işveren tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesi ile isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin davalı işveren tarafından haklı olarak feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 sayılı Kanunun 25/II-g ve 1475 Sayılı Kanunun 14. maddeleridir.
Taraflarca dosyaya sunulan delille birlikte değerlendirildiğinde; özellikle davalı işveren tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişine verdiği beyanda, davacı işçinin çıkışının verilip, herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı, çalıştığı sürelere ilişkin tazminatları ile kullandırılmayan izin ücretlerinin ödeneceğinin dile getirildiğinin beyan edilmiş olması karşısında, davacı işçinin iş akdinin davalı işveren tarafından iş akdinin haksız olarak feshedildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Böyle olunca yukarıda sözü edilen kanun hükümleri uyarınca kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin, bilirkişiden alınan hesaplama raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak, kabulü yönünde hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy