(1086 S. K. m. 337, 351, 354)
Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işveren 15.07.2003 tarihli oturumda 01.01.2000- 15.04.2002 tarihleri arasındaki ücret talebi için davacıya yemin teklifinde bulunmuştur.
Davacı işçi 14.10.2003 tarihli celsede; davalının teklif ettiği yemine uygun şekilde 01.01.2000 ile 15.04.2002 tarihleri arasında tam ücret almadığına dair yemini eda etmiştir.
Davalı tarafından teklif edilen yemin, davacı tarafından eda edilmesine rağmen mahkemece ibraname bulunduğu gerekçesi ile davacının bu alacak istekleri reddedilmiştir. Bilindiği üzere yemin tarafların en son başvurabilecekleri kesin delillerdendir. Davalı işveren davacıya yemin teklif etmekle artık iddiasını diğer delillerle ispatlayamaz. Davalı tarafından teklif edilen yemin, davacı tarafından yerine getirilmekle, davalı bu yeminin hukuki sonuçlarına katlanmak durumundadır. Bundan geriye dönüş mümkün değildir. Öte yandan ibranamede ödendiği kabul edilen ücretin asgari ücretin altında olduğu yemin ile anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; mahkemece ücret farkına ilişkin bu alacak kaleminin hüküm altına alınması gerekirken, yemine itibar edilmeyerek, ibraname bulunduğu gerekçesi ile reddedilmesi doğru değildir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy