(2821 S. K. m. 9, 22) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ihbar tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işe iade davası sonunda işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiş, hesaplamalar davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesine göre yapılmıştır.
Davacı, 12.1.2005 tarihinde noterlikte işlem yaptırmış ve üye kayıt fişi doldurmuştur. Üyeliklerin 25.2.2005 tarihinde sendikaya bildirildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Sendika tarafında üyeliğin kabulüne dair bir karar alınmamış ve üyelik kabulüne dair işverene bildirimde bulunulmamıştır. Davacının iş sözleşmesi ise, 18.2.2005 tarihinde feshedilmiştir. Belirtilen fesih işe iade davasında verilen ve kesinleşen karar ile geçersiz sayılmış ve işçinin işe başlatılmadığı 18.6.2005 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiştir. Mahkemece, davacının 2821 sayılı yasanın 22. maddesine göre üyelik işleminin sendikaya bildirilmesinden itibaren bir ay geçince üyeliğin kabul edilmiş sayılması gerektiğini ve buna göre 25.3.2005- 18.6.2005 tarihleri arasında davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği yönünde karar verilmiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 9. maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar. Somut olayda davacı işçi yönünden üyeliğin kabulüne dair sendika tarafından alınmış bir karar bulunmamaktadır. Bunun bir sonucu olarak da sendika tarafından davalı işverene üyeliğin bildirimi yapılmamıştır. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 9. maddesine göre davacı işçi davalıya ait işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkını kazanmamıştır. Hesaplamaların davacı işçiye ödenen ücret yerine toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy