(4857 S. K. m. 18, 20, 21) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının serbest iradesi ile istifa ederek iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin istifa ettiğine dair belge imzalamak suretiyle davacı tarafından sona erdirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı işverence dosyaya sunulan ve davacının imzasını taşıyan 1.11.2005 tarihli ibraname başlıklı belgede işyerinden istifaen ayrılıyorum ifadesi yer almaktadır. Belge bilgisayarla yazılı olup, ayrıca bir kısım işçilik alacaklarının miktar belirtilmek suretiyle ödendiğini gösteren makbuz niteliğindedir. Davacı işçi, işverence işçilik alacaklarının ödenmesinin sözü edilen belgeyi imzalaması şartına bağlandığını, paraya olan acil ihtiyacı nedeni ile imzalamak zorunda kaldığını, gerçekte iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiğini ileri sürmüştür. Makbuz niteliğini taşıyan belgede iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiği yönünde ibarelere yer verilmesi dikkat çekicidir. Davacı tanıkları iş sözleşmesi işverence sona erdirildikten sonra baskı ile belge imzalatıldığını açıklamışlardır. Ayrıca işverence noter aracılığı ile davacıya gönderilen 14.11.2005 tarihli ihtarnamede iş sözleşmesinin 1.11.2005 tarihi itibariyle ekonomik nedenlerle feshedildiği açıkça belirtilmiştir. Mevcut maddi olgulara göre iş sözleşmesinin davacı tarafından sona erdirildiğini söyleme olanağı bulunmamaktadır. İş sözleşmesi davalı işveren tarafından yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadan ve geçerli bir neden ileri sürülmeden feshedilmiştir. Davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Öte yandan, davacı her ne kadar feshin sendikal nedene dayandığını ileri sürmüş ise de, bu hususta yeterli ve inandırıcı kanıt sunmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Gebze 2. İş Mahkemesinin 30.3.2007 gün ve 260-193 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3) Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 500.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7) Davacı tarafından yapılan (30.00) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 07.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy