(1475 S. K. m. 14) (406 S. K. m. 4, Ek m. 32)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalıya ait işyerinde 16.10.2000 tarihine kadar sözleşmeli personel olarak, bu tarihten sonra ise işçi statüsünde çalışan davacı 17.11.2005 tarihinde emekli olup işten ayrıldığını, sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmeti için 5434 Sayılı Yasaya göre emekli ikramiyesinin %30 fazlası ile ve işçilikte geçen süre içinde kıdem tazminatını yine %30 fazlası ile aldığını, bu oranda Türk Telekom A.Ş. nin %55 hissesinin 14.11.2005 tarihinde özelleştirilerek devrinin yapıldığını, 16.06.2004 gün ve 5189 Sayılı Yasanın 5. maddesinde İş mevzuatına tabi personele, kadrolu ve sözleşmeli statüde iken 5434 sayılı yasaya tabi olarak geçen hizmet süreleri için ödenecek kıdem tazminatı tutarı, Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altına düştükten sonra bu hizmetleri işçilikte geçmiş gibi kabul edilerek iş mevzuatına göre hesaplanır. hükmü bulunduğunu, bu hüküm gereğince iş mevzuatına geçirildiği 16.10.2000 tarihine kadar geçen hizmet süresi için 1475 sayılı yasa gereğince hesaplanacak kıdem tazminatı ve % 30 fazlalığı ile 5434 Sayılı yasaya göre ödenen emekli ikramiyesi ve %30 fazlalığı arasındaki farkın ödenmesi gerektiğini belirterek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı, sözleşmeli personel iken 15.10.2000 tarihinde işçi statüsüne geçen davacının 17.11.2005 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığını, emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının %30 fazlası ile ödendiğini 5189 sayılı yasanın sözü edilen hükmünün davacıyı kapsamadığını, emeklilik ikramiyesinin 1475 Sayılı Yasaya göre hesaplanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi tarafından davacının sözleşmeli personel statüsünde ve işçilikte geçen tüm hizmet süresi üzerinden 1475 Sayılı Yasaya göre hesaplanan kıdem tazminatı ve %30 fazlasının oluşturduğu miktardan, ödenen emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı tutarı düşülerek tespit edilen farkın davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının 399 Sayılı K.H.K. kapsamında sözleşmeli olarak 27.07.1979 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, 4502 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince ve talebi üzerine 16.10.2000 tarihinden itibaren 1475 Sayılı Yasaya tabi işçi statüsüne geçirildiği, 29.09.2005 tarihli dilekçe ile emeklilik talebinde bulunduğu, 406 Sayılı Yasaya 5189 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen ve 5398 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile uygulama süresi değiştirilerek 32. maddenin 2. fıkrası kapsamında 17.11.2005 tarihinde emekli olup işten ayrıldığı davacıya sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmet süresi için emeklilik ikramiyesinin %30 fazlası ile ve işçilikte geçen hizmet süresi içinde kıdem tazminatının yine %30 fazlası ile ödendiği, Türk Telekom A.Ş. den kamu payının davacının işten ayrıldığı 17.11.2005 tarihinden önce 14.11.2005 tarihinde özelleştirildiği anlaşılmakta olup esasen bu yönlerde bir çekişme bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı 17.11.2005 tarihinden önce Türk Telekom'un 14.11.2005 tarihinde özelleştirilmesinden dolayı 406 Sayılı Yasa ek 32. maddesinin 4 fıkra hükmünün davacı hakkında uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, Türk Telekom A.Ş.nin özelleştirme kapsamına alınmasını takiben başlatılan özelleştirmeye hazırlık süresinde çalışanların durumları ile ilgili bir dizi yasal düzenlemeler yapılmış olup; 406 Sayılı Yasaya 02.07.2004 tarihinde yürürlüğü giren 16.06.2004 tarih ve 5189 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen ek 32. maddenin 2. fıkrasında, Türk Telekomda kadrolu veya sözleşmeli statüde çalışmakta olan personel ile kadrolu veya sözleşmeli statüde çalışmakta iken iş mevzuatına geçmiş veya geçecek olanlardan 5434 Sayılı T.C.Emekli Sandığı kanunu hükümlerine göre emeklilik hakkını veya 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre yaşlılık aylığından yararlanma hakkını kazanmış olanlara maddenin yürürlüğü girdiği tarihten itibaren iki ay; Türk Telekomdaki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar bu hakları sonradan kazanacak olanlar da kazandıkları tarihten itibaren iki ay içerisinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde emekli ikramiyeleri veya kıdem tazminatları %30 fazlasıyla ödenir 3. fıkrasında Türk Telekomda iş mevzuatına tabi olarak çalışmakta olan personelden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde başvurarak kendi isteği ile işten ayrılanlara iş mevzuatı hükümlerine göre hesaplanacak kıdem tazminatı %20 fazlasıyla ödenir. Bu fıkra hükmünden yararlanan işçilere, 4857 Sayılı İş Kanunun 20 ve 21 inci maddeleri hükümleri uygulanmaz, 4. fıkrasında, ... iş mevzuatına tabi personele kadrolu ve sözleşmeli statüde iken 5434 Sayılı kanuna tabi olarak geçen hizmet süreleri için ödenecek kıdem tazminatının tutarı Türk Telekomdaki kamu payı %50'nin altına düştükten sonra bu hizmetleri işçilikte geçmiş gibi kabul edilerek iş mevzuatına göre hesaplanır, hükümleri getirilmiş; 21.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 3.07.2005 tarih ve 5398 Sayılı Yasanın 17. maddesiyle ikinci ve üçüncü fıkralarda yer alan bu maddelerin yürürlüğe girdiği tarihten ibareleri 01.08.2005 olarak değiştirilmiştir.
Davacının, emeklilik başvurusunda bulunduğu 29.09.2005 tarihinde ek 32. maddenin 2. fıkrası hükmü kapsamında olduğu açıktır. Anılan farkı hükmünde emeklilik başvurusu yeterli sayılmış işten ayrılma koşuluna yer verilmemiştir. Bu duruma da davacının emeklilik için başvurduğu tarihten sonraki işlemlerinin tamamlanması sürecinde geçen çalışmasına dayanarak söz konusu ek maddenin 4. fıkrasında yer alan hüküm gereğince sözleşmeli statüde geçmiş hizmet süresinin işçilikte geçmiş gibi değerlendirilerek fark kıdem tazminatı isteğinin kabulü mümkün değildir. Böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı geçekçe ile isteğin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy