(5411 S. K. m. 132)
Davacı, uğranılan banka zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, davalıların......bank A.Ş.'deki görevleri sırasında yetkilerini aşarak kredi kullandırmalarından dolayı meydana geldiği iddia olunan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 5411 Sayılı Yasanın 132 ve davacı fon ile kredi borçluları arasında düzenlenen 19.01.2005 tarihli protokolün 9-6. maddesi gereğince davanın durdurulmasına dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Söz konusu kararın hukuksal dayanaklarını oluşturan 5411 Sayılı Yasanın 132. maddesinde getirilen hükümle TMSF.nin (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun) açılmış bulunan hukuk davalarının yapılan anlaşma süresince durdurulmasını mahkemeden istemeye yetkili kılınmış olup, kredi borçluları ile yapılan protokolün 9-6. maddesinde bu davanın durdurulmasının mahkemeden talep edilmesinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Yasanın anılan maddesinde öngörülen yetki ve dayanağını yasadan alan protokol gereğince davanın durdurulması talebi ve mahkemece de talep doğrultusunda davanın durdurulması yönüne gidilmesi yerindedir. Ancak, davanın durması, davanın olduğu yerde durması ve hiçbir usul işleminin yapılmaması demektir. Davanın durdurulması ile yargılama ertelenmekte; fakat dava derdest kalmaya devam etmektedir. Dolayısıyla davanın durdurulması yönüne gidilirken ara kararı ile davanın durdurulması ve dosyanın elde tutulması gerekir. Bu nedenle davanın durmasına yönelik olarak ara kararı yerine esasın kapatılarak taraflara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi suretiyle nihai biçimde karar verilemez. Açıklanan tüm bu yönlü mahkemece dikkate alınmadan ara kararı ile davanın durdurulmasına ve dosyanın elde tutulması gerekirken nihai karar biçiminde yazılı şekilde karar verilmesi usule aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy