(4857 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücreti, vergi iadesi ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi açmış olduğu bu davada, birkaç aylık ücretlerin ödenmediğini, işverenin işten ayrılmaya zorladığını, son olarak 06.05.2004 tarihinde ücretlerini talep ettiğinde işverence iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren davacının kendisine ait işyeri açarak müşterileri bu işyerine yönlendirdiğini bu konuda uyarıldığında işyerini terk ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının başka işyerinde çalışmak için işyerini terk ettiği kabul edilmiş ve tazminat isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işçinin kendi adına başka şirket kurduğu kanıtlanabilmiş değildir. İş sözleşmesinin sona erdiği 06.05.2004 tarihine kadar davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. İzin süresinde davacının başka işyerlerinde çalıştığı da yöntemince ispatlanamamıştır. Kaldı ki davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin başka işverene ait işyerinde çalıştığı gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürmemiş, davacının işyerini terk ettiğini savunmuştur.
Davacı işçinin son aylara ait ücretlerinin ödenmediği ve fesihten sonra ücretlerin bir kısmının banka yoluyla ödendiğini tartışmasız durumdadır. Mahkemece kalan ücretleri bakımından da tahsile dair hüküm kurulmuştur.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacı işçi 06.05.2004 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalışmıştır. Bu tarihte işverenle ücretler konusunda bir görüşmenin olduğu iki taraf tanıklarınca ifade edilmiştir. Bu konuşmanın ardından davacı işçi işyerinden ayrılmış ve 07.05.2004 tarihinde işverene göndermiş olduğu ihtarnamede somut olaya dair açıklamalarda bulunmuştur.
Davacı işçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanununun 24/II e bendi uyarınca haklı olarak feshettiği kabul edilmelidir. Belirtilen fesih şekline göre ihbar tazminatına hak kazanılması mümkün değilse de, kıdem tazminatının kabulüne karar verilmelidir. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy