(1086 S. K. m. 455) (1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41, 44)
Dava: Mahkemece verilen kararın dairemizin 12.3.2007 gün ve 2007/6629 esas 6393 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine davacı vekili bozma kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek H.U.M.K'nun 455 ve devamı maddeleri uyarınca maddi hatanın düzeltilmesi ve hükmün onanmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Dairemizin 2007/6629 esas ve 6393 karar sayılı ilamının 3. nolu bendinde davacı daha önce aynı gerekçe ile fark kıdem tazminatın da konu olan dava açmış olup, davadan sonra ödeme yapıldığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiş, karar kesinleşmiştir. İnceleme konusu davanın konusu da fark kıdem tazminatı olduğundan fark kıdem tazminatı isteğinin kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü bozma nedenidir demek suretiyle söz konusu kararın fark kıdem tazminatı isteğinin de kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Oysa feragat ve feragat sonrası redde ilişkin herhangi bir kesinleşmiş hüküm olmadığı temyiz incelemesi sırasında bu hususun gözden kaçtığı anlaşılmakla daha önce verilen hükmün bozulmasına dair maddi hataya dayalı Dairemizin 12.3.2007 tarih ve 2007/6629 esas 6393 karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi. Tetkik Hakimi S. Betin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi davalıya ait işyerinde çalışmakta iken iş aktine geçerli neden olmadan son verildiğini mahkemece işe iadesine karar verilip süresinde işverene başvurduğu halde işe alınmayıp dört aylık ücret ve sosyal haklarının ödendiğini ancak işe başlatmama tazminatının ödendiği tarihte iş ilişkisi sonlandığından kıdem tazminatı hesabında bu tarihteki tavanın gözetilmesi gerektiğini ayrıca, 4 aylık süreninde kıdem tazminatı hesaplanırken kıdemine dahil edilmesi gerektiğini belirterek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı işçinin davacıya daha önce yanlışlıkla servis ve yemek parası ödendiğini yıllık ücretli izin hesabında hafta tatillerinin de dikkate alındığını belirterek bunların istirdadına karar verilmesini karşı dava ile talep etmiştir.
Mahkemece asıl dava ile karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu işyerinde yıllık ücretli izin hesabında hafta tatillerinin de göz önünde bulundurulduğu ve yıllık izine tekabül eden tatil günleri için de ayrıca ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Bu hususta bir işyeri uygulaması bulunmaktadır. Bu nedenle, davacının fazla ödendiğini ileri sürdüğü izin ücretinin istirdadı, yolundaki talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy