(4857 S. K. m. 17, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, daha önce davalıya bağlı Murgul İşletme Müdürlüğünde işçi olarak çalışmaya başlamış, 1.7.2006 tarihinde hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle Genel Müdürlük bünyesinde görevlendirilmiştir. Genel Müdürlük işyerinde çalışmakta olan davacının sözleşmesi, Murgul işletmesinin 6.7.2006 tarihinde Eti Bakır A.Ş.'ye devredilmesinden sonra iş yükünün azalması, genel müdürlüğün küçültülmesi ile yakın zamanda tasfiye sürecine alınacağından artık işgücüne ihtiyaç kalmadığı, istihdam fazlası oluştuğu gerekçesiyle, m. 17 gereği kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek sona erdirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2. maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır. Bu kapsamda, işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır. Buna göre, Genel Müdürlük işyerinde yapılan işin ve halen çalışan işçilerin niteliği, işten çıkarılacak işçilerin hangi ölçüte göre belirlendiği, işyerinin davalı tarafından belirtildiği şekilde tasfiye sürecine girip girmediği, buna göre fesih gerekçesinin gerçeklerle bağdaşıp bağdaşmadığı, feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı gerekirse uzman bilirkişi marifetiyle yapılacak araştırma sonucunda değerlendirilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy