(4857 S. K. m. 17, 25) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Demirtaş Tuna tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı, işyerinde ve iş saatinde iş arkadaşıyla kavga ettiği sebebiyle hizmet sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının işyerindeki diğer çalışana karşı hakaret, darp veya sataşma sayılacak bir eylemde bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tanıkları, davacının makinesi başında bir arızayı gidermekte iken kalite kontrol elemanı olan Emin'in gelerek, davacıya seribaşı onay formunu yazmasını istediğini, davacının ise arızayı giderdikten sonra yazacağını söylemesi üzerine Emin'in "devamlı sizde sorun çıkıyor" diyerek davacının boğazına sarıldığı, davacının da onu ittiğini beyan etmişlerdir.
Davalı tanıkları ise, olay sonrası davacı ve Emin'in anlatımlarını aktarmışlardır. Olaya doğrudan tanık olmamışlardır. Tanıklıkları duyuma dayalıdır.
Davacının diğer çalışana sataşması söz konusu değildir. Davacı kendini savunmuştur. Etkili eyleme uğrayan bir işçinin kendini sınırlı olarak yani amaç dışına çıkmadan karşı tarafı etkisizleştirmeye yönelik davranışı yasaldır. 4857 sayılı Yasanın 25/II maddesine uyan haklı fesih sebebi gerçekleşmediğinden ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy