(4857 S. K. m. 22, 24)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Demirtaş Tuna tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşverence çalışma koşullarının uygulanmaması nedenine dayalı olarak iş sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesinin 2. bendinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (f) bendinde son cümle olarak, yahut çalışma şartları uygulanmazsa şeklinde ifadeye yer verilerek çalışma koşullarının uygulanmaması, işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır.
Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmelikler, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri, işyeri personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla, işyeri uygulamalarının çalışma yaşamına etkileri sonucu her bir iş ilişkisinde çalışma koşulları meydana gelir. Çalışma koşullarını belirleyen kaynaklarda bu koşullar bazen emredici olarak düzenlenmiş olup, işçi aleyhine olarak değişikliğe gidilmesi işçinin rızası ile dahi mümkün değildir. Diğer hallerde çalışma koşullarında değişiklik yapılması 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesinde özel biçimde ele alınmıştır. Anılan hükme göre, işçi aleyhine yapılması düşünülen değişikliğin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve 6 iş günü içinde işçinin yazılı kabulü ile uygulamaya konulması gerekir. Aksi halde değişiklik işçiyi bağlamayacaktır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin işveren tarafından feshedilmesinin söz konusu olmadığını,18.04.2005 tarihinden itibaren gelmediğini savunmuştur.
Mahkemece, sürekli gece vardiyasında çalışmasının teklif edildiğini, kabul etmediği sebebiyle işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı isteği kabul edilmiştir.
Her iki taraf tanıkları, davacının hamurkar yardımcısı olarak bir hafta gece, diğer hafta gündüz çalıştığını, işlerin azalması ve diğer hamurkar yardımcısının işten ayrılması sebebiyle sürekli gece çalışmasının teklif edildiğini beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları fesih sebebi hakkında beyanda bulunmamışlardır. Davacı tanıkları ise sürekli gece çalışmasını kabul etmediği sebebiyle davacının işten çıktığını beyan etmişlerdir. Çalışma koşullarının değiştirildiğine ilişkin yazılı bildirim de bulunmamaktadır.
Hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği kanıtlanamamıştır. Çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik sebebiyle davacı tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğinin kabulü ile ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacı, ek rapora itiraz dilekçesinde genel tatil ücreti alacağına ilişkin somut itirazlarda bulunmuştur. İtirazlarının değerlendirildiği ek rapor alınmadan hüküm kurulması da bozma nedenidir.
4- Davacının temyiz aşamasında, dava konusu alacakların ödenmesine ilişkin Bursa 10. Noterliği aracılığı ile gönderilen 15.03.2006 tarih ve 11 229 y.nolu ihtarı sunmuştur. Kıdem tazminatı dışında kalan alacakların ıslah tarihi ile artırılan miktarlarına temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmalıdır.
Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy