(4857 S. K. m. 6, 20, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, şirketin ekonomik sıkıntı içerisinde olup iki yıldır zarar ettiğini, işletmelerde meydana gelen grizu patlamaları nedeni ile muhatap olunan tazminatlardan dolayı ödeme güçlüğü içerisinde girdiklerini, şirketin karlı bir şekilde devam için bütün yolları düşündüklerini, ancak bunun başarılamayacağının anlaşılması nedeni ile işyerinin kapatıldığını ve rödovans sözleşmesi ile maden ocağının bir başka şirkete devredildiğini, davacının iş sözleşmesinin bu nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işyerinin ekonomik nedenlerle kapatıldığı, iş sözleşmesinin feshinden önce işçilere
... İşletmesinde çalışabileceklerinin duyurulduğu, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin davacıya yapılmış yazılı bir fesih bildirimi bulunmamaktadır. Davacının üyesi olduğu sendikaya yazılan 26.06.2006 tarihli yazıda işyerinin ekonomik nedenlerle kapatılmasına karar verildiği belirtilerek iş sözleşmesinin 26.07.2006 tarihi itibari ile feshedildiği bildirilmiştir.
Sözü edilen fesih bildiriminden sonra işyerinin 03.07.2006 tarihinde yapılan rödovans sözleşmesi ile dava dışı bir şirkete devredildiği, davalı işverence işyerinde ve işyerinin bulunduğu belediyede 25.07.2006, 26.07.2006 ve 27.07.2006 tarihlerinde yapılan duyuru ve ilanlarla iş sözleşmesi feshedilen işçilere
... işyerinde iş imkanı sağlanacağının bildirildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Sözü edilen rödovans sözleşmesine göre işletme hakkını devralan şirket, işyerinde çalışan işçilerle ilgili olarak tüm yükümlülükleri üzerine almış bulunmaktadır.
Dosyada mevcut olgulara göre dava konusu işyeri kapanmamış, Rödovans Sözleşmesi ile dava dışı bir firmaya devredilmiştir. Devir tarihi itibari ile davacının iş sözleşmesi devam ettiğinden davacının iş sözleşmesinin de işyeri devri ile birlikte devredildiğinin kabulü gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesine göre salt işyeri devrinden dolayı iş sözleşmesi feshedilemez.
Öte yandan, iş güvencesi yönünden İş Hukuku'na ilişkin en önemli ilkelerden biri feshin son çare olması ilkesidir. Davalı işveren, fesih bildiriminde bulunduktan sonra davacı ve arkadaşlarının başka bir işyerinde değerlendirilebileceğini muhtelif araçlarla duyurmuş olmakla, fesih bildiriminde bulunmadan önce belirtilen ilke doğrultusunda araştırma yapmadığını, herhangi bir çaba göstermediğini de ortaya koymuş bulunmaktadır.
Tüm bu nedenlerle, iş sözleşmesinin feshi geçerli nedene dayanmamaktadır. Davacının işe iade isteğinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Ankara 1. İş Mahkemesi'nin 12.12.2006 gün ve 684-676 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3) Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının, fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.- YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7) Davacı tarafından yapılan 52.00.- YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 26.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy