(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
Karar: Davacı işçinin işe iade isteğinin kabulüne dair verilen karar, Dairemizce Alt işverenlik uygulaması nedeniyle ortaya çıkan işgücü fazlalığı kural olarak fesih için geçerli neden teşkil eder. Ancak, feshin son çare olarak göz önünde bulundurulması gerekir. Davalı işveren Belediye olup, davacının diğer ünitelerde değerlendirilebilmesinin mümkün olup olmadığı ve yeni işçi alınıp alınmadığı araştırılarak feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı belirlenmelidir. Öte yandan, alt işverenlik uygulaması sonucu meydana gelen iş gücü fazlalığının giderilmesinde iddia edildiği gibi emekliliğe hak kazanma ölçüt olarak ele alınmış ise, bu hususun objektif ve genel olarak uygulanıp uygulanmadığı da araştırılmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, yeniden yapılan yargılama sonucunda işyerinde fazla mesai uygulamasının bulunduğundan hareketle, feshin son çare olması ilkesinin göz önünde bulundurulmadığı gerekçesi ile davacının işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda davalı işverenin 28.03.2007 tarihli yazılarından yola çıkılarak işyerinde fesihten sonra fazla mesai yapıldığı, bu nedenle feshin son çare olması ilkesinin dikkate alınmadığı sonucuna varılmış ise de, davalı işverenin anılan yazılarından fazla mesainin sürekli olmadığı, acil ve zorunlu hallerde söz konusu olduğu anlaşılmaktadır: Sürekli olmayan acil ve zorunlu hallere münhasır fazla mesai uygulaması, personel ihtiyacını göstermez. Bu nedenle, acil ve zorunlu durumlarda fazla mesai uygulaması feshin son çare olması ilkesinin göz önünde bulundurulmadığını kabul etmek için yeterli değildir. Öte yandan, aynı bilirkişi raporunda alt işverenlik uygulamasından sonra doğan personel fazlalığını gidermede ölçüt olarak göz önünde bulundurulan emekliliğe hak kazanma kriterinin genel ve objektif bir şekilde uygulandığı, fesihten önce ve sonra işyerine yeni işçi alınmadığı tespit edilmiştir. Mevcut delillere göre fesih geçerli nedene dayandığından davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Üsküdar 1. İş Mahkemesi'nin 16.07.2007 gün ve 33-592 sayılı Kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.-TL ücreti vekaletin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy