(4857 S. K. m. 18, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, harçlandırma tarihine göre davanın bir aylık süre içinde açılmadığını, iş sözleşmesinin de haklı nedenlerle feshedildiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, fesih bildirimi ile ilgili 06.04.2006 tarihli tutanak düzenlenmesine rağmen, yasanın aradığı anlamda fesih bildiriminin davacıya tebliğ edilmediği, hangi tarihte tebliğ edildiğine dair davacı imzasını taşıyan belge ibraz edilmediği, davacı lehine yorumlanarak davanın bir aylık süre içinde açıldığının kabul edildiği, davacının devamsızlık olduğu belirtilen tarihlerde hastaneye sevk aldığı ve tedavi olduğu, mazeretinin bulunduğu, feshin haksız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 05.04.2006 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, davacının bu tarihte tebliğden imtina ettiği, fesih bildiriminin usulüne uygun olduğu, davanın ise harçlandırma ve deftere kayıt tarihine göre 26.05.2005 tarihinde açıldığı, fesih bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Diğer taraftan kabule göre de, davacının 08.02.2006 tarihinde geçici olarak Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsünde görevlendirildiği, görevi kabul ettiği, ancak bu yerdeki raporlu olmadığı dönemlerde ortalama 3 saati geçen çalışmasının olmadığı, kısa sürede 4 kez rapor aldığı, bazı günler raporlu olmadığı halde mazeret bildirmeden ve izin almadan devamsızlık yaptığı, davacının bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenin de bulunduğu da anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kesin olarak 05.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy