(2821 S. K. m. 30) (4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
İşyeri sendika temsilcileri yönünden 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesinde bir takım güvenceler öngörülmüştür. Sözü edilen maddenin son fıkrasında, "işveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır" şeklinde kurala yer verilmiştir. Sözü edilen maddenin ilk fıkrasında ise, belirli süreli iş sözleşmesi ile işçi sıfatıyla çalışmakta olan işyeri sendika temsilcisinin iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olmakla, işyeri sendika temsilcisinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddeleri arasında düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanma imkânı tanınmıştır.
İşyeri sendika temsilcisinin, temsilcilik faaliyeti sebebiyle iş sözleşmesinin feshinde iş başlatmama tazminatı tutarının işçinin 1 yıllık ücretinden az olamayacağı da 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 30. maddesinde açıklanmıştır.
Somut olayda davacının görevlendirilmesine rağmen ulusal bayram günü olan 23.4.2005 tarihinde işe gelmediği davalı işverence kesin olarak kanıtlanmış olmadığından fesih geçerli nedene dayanmadığının kabulü dosya içeriğine uygun düşmektedir. Ancak, feshin davacının sendika temsilciliği sıfatına veya sendikal faaliyetine dayandığı iddia ve ispat olunmadığı halde işe başlatmama tazminatının 1 yıllık olarak belirlenmiş olması doğru olmamıştır. Davacının kıdemine ve fesih nedenine göre işe başlatmama tazminatının 5 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesi gerekir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Kızıltepe Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 20.4.2007 gün ve 58-149 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 500.YTL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 800 YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliği ile 28.04.2008 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy