(4857 S. K. m. 21) (2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatı duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.12.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat G. B. ile karşı taraf adına Avukat V.T. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı işçi kesinleşen işe iade kararı üzerine yasal süresi içinde başvurmuş ve işverence usulüne uygun olarak işe başlatılmadığı için işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar, işe iade davasında karara bağlanan avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ile işlemiş faiz yönlerinden ilamsız icra takibi yapmıştır. Davalı işveren borca ve faize itiraz etmiş, bunun üzerine takip durmuştur. Davacı işçi itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmiş, bu arada işverenin davacının taleplerini hesaplayabilme ve ödeme imkanı varken itirazda bulunmasının haksız olduğu gerekçesiyle kabul edilen tazminat alacaklar yönünde icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işçinin işe başvurusu üzerine işverence işe başlatılıp başlatılmadığı hususunda taraflar arasında çekişme mevcut olup, sorun yargılama ile çözüme kavuşturulmuştur. Bu itibarla icra takibine konu isteklerin tamamı için likit bir alacaktan söz edilemez. Öte yandan hüküm altına alınan işlemiş faiz yönünden de icra inkar tazminatına karar verilmiş olmakla, karar bu yönüyle de hatalı olmuştur.
Davacı işçi icra takibinde işe iade davasında hükme bağlanan avukatlık ücreti ile yargılama giderlerini de aynı icra takibinde talep etmiş olup, her iki istek yönünden miktar kesin ve belirli olmakla davalının ödeme emrine itirazı bu yönden haksızdır. Mahkemece sadece işe iade davasında hükme bağlanan avukatlık ücreti ile yargılama giderleri bakımından davacının icra inkar tazminatı isteğinin kabulü gerekirken, davaya konu tüm istekler yönünden bu konuda karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy