(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı kurum tarafından, Denizli Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü işyerinde çalışmak üzere işe alınan ve vize uygulamaları ile çalıştırılan davacı, iş sözleşmesinin 31.12.2003 tarihinde işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işve iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara İş Mahkemesi'ne davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı gösterilerek açılan ilke davada, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 10.01.2005 gün ve 22941- 389 sayılı ilamı ile davacı işçinin Denizli İl Özel İdaresi işçisi olduğu bilinmesine rağmen davalı Bayındırlık Bakanlığı hasım gösterilerek dava açılması mümkün olmadığı, husumet tartışılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bozmadan sonra, davacı taraf husumette yanılma olduğunu kabul ederek, davalı kuruma davayı yöneltmiştir. Ankara İş Mahkemesi, bozma sonrası Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verirken, dava yöneltilen davalı hakkında yetkisizlik kararı ile Denizli İş Mahkemesi'ne göndermiştir.
Davalı işveren vekili, Yetkisizlik itirazı yanında, davanın süresinde açılmadığını, ayrıca davacının Bayındırlık ve İskan İl müdürlüğünde çalıştığını, husumetin müdürlüğe yöneltilmesini davacının il özel idare müdürlüğüne çalışması olmadığını, davalı il özel idaresinin sadece ücret ödemeyi üstlendiğini, işten çıkartılma olmadığını, davacının tutanak içeriği ile kendisinin ayrıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, vize uygulaması ile Valilik İl Özel İdaresince ücreti ödenerek Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünde çalıştırıldığı, vize sonrası 31.12.2003 tarihinden sonra çalıştırılmadığı, tekrar çalıştırılacağı savunması var ise de, davacının işe alınmadığı ve belli olmadığı, 16.12.2003 tarihli ayrılma tutanağının istifa olarak nitelendirilmeyeceği, davalı işverence yapılan işin sürekli olduğu, vize uygulaması nedeni ile işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, özellikle bozmadan sonra davalının davaya dahil edilmesi usule aykırı ise de, husumette yanılma nedeni ile davanın yöneltilmesi nedeni ile bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, davacıya iş sözleşmesinin 31.12.2003 tarihi itibari ile sona ereceğinin 16.12.2003 tarihli işten ayrılma tutanağı ile bildirildiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçinin, feshin geçersizliği işe iade davasını fesih bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süredir. Davacıya fesih bildirimi 16.12.2003 tarihinde yapılmış, dava ise bir ay geçtikten sonra 28.01.2004 tarihinde açılmıştır. Hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerekir. Yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 43.10 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya İADESİNE,
Kesin olarak 02.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy