(4857 S. K. m. 63, 68) (1086 S. K. m. 74, 435) (İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m. 3)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi K.Keleş tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçiye işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenmesi 4857 sayılı İş Kanununun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi hükmüne göre günlük çalışma süresi 11 saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok 11 saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde 11 saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir, işyerinde geçirmesi halinde bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir, işçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.).
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin 2. fıkrasında, ara dinlenmelerinin ilklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmi dört saat içinde kesintisiz on iki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Adı geçen yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasında da ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut olayda davacı 2004 Yılı Eylül ayından itibaren 12-16 saat çalışmak suretiyle fazla çalışma yaptığını iddia ederek fazla çalışma ücret alacağı isteğinde bulunmuş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tanık beyanlarına göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplanan fazla çalışma ücret alacağından % 40 hakkaniyet indirimi yapılarak isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının günde 12-16 saat sürelerle çalıştığı kabul edilmesine rağmen günlük bir saat ara dinlenme yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bir işçinin sadece bir saat ara dinlenme yapılarak on altı saat çalışmasını insan bünyesi kaldırmaz. Buna göre günde en az bir buçuk saat ara dinlenmesi yapıldığının kabulü ile fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde kara verilmesi hatalıdır.
3- Davacının hafta tatili çalışması için ücrete hükmedilmiştir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışma süresinin hesabında davacının haftanın yedi günü çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Böyle olunca davacının hafta tatili çalışması hem fazla çalışma süresinin hesabında hem de aynı süre için hafta tatili hesaplamasına esas alınmıştır. Fazla çalışma süresinin hesabında hafta tatili günleri çıkartılarak hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4- Dava dilekçesinde davacının 2004 Yılının Eylül ayından itibaren yapılan fazla çalışma karşılığı ücret talep edilmesine rağmen HUMK'nun 74. maddesi aykırı olarak davacının talebi aşılarak tüm çalışma süresi için fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy