(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ücreti, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı İ. A. avukatının tüm, davalı M. A. avukatının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi, 01.12.1992 - 01.07.2005 tarihleri arasında imalat makinesi operatörü olarak davalıların yanında çalıştığını ve iş akdinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin ücreti, hafta ve genel tatil ücreti isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan M. vekili, davacının 01.05.1997 tarihinde işe girdiğini ve 31.12.1998 tarihinde iş akdini feshederek işten ayrıldığını, müvekkilinin işyerini 31.12.1999 tarihinde kapattığını, bu suretle işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, kıdem ve ihbar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davalı İbrahim vekili ise davacının müvekkiline ait işyerinde hiç çalışmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının her iki davalının yanında işçi olarak çalıştığı sonucuna varılarak davacının ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı lehine hükmedilen kıdem tazminatından davalı M.'in sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise bunun kapsamı noktasında toplanmaktadır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı M.'in işyerini, ortağı olan diğer davalıya devrettiği, davacının ise her iki davalı yanında işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı lehine hükmedilen kıdem tazminatının davalı M. yönünden, kendi dönemi ile sınırlı olarak belirlenmesi gerekirken diğer davalı ile birlikte tamamından sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy