(4857 S. K. m. 32, 46, 47)
Dava: Davacı, fazla mesai, vardiya primi, ulusal bayram ve genel tatil ile yol yemek ve koruyucu gıda yardımının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının da dayandığı davalı işverene ait puantaj kayıtlarından davacının iki gün çalıştıktan sonra 24 saat çalışmadığı ya da bir gün çalışıp sonraki gün çalışmadığı anlaşılmaktadır. Fazla mesai alacağı da bu çalışma şekline göre hesaplanmıştır. 4857 sayılı İş Yasasının 46. maddesine göre yedi günlük bir zaman dilimi içerisinde 24 saat dinlenildiğinde hafta tatili kullanılmış olmaktadır. Davacı da yukarıda anlatıldığı şekilde çalışarak hafta tatilini kullandığı halde ayrıca hafta tatili alacağının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Dairemizin 11.4.2008 gün ve 2008/9304-8196 sayılı kararı ve kökleşmiş uygulaması da bu şekildedir.
3- Davacı dava dilekçesinde işyeri uygulaması nedeniyle aylık 55.41 YTL yol ücreti talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davalı yazılarına dayanılarak günlük dört bilet üzerinden hesaplanan yol yardımı alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Davacının hizmet akdinde, statüsü ile ilgili yönetmelikte yol yardımı ile ilgili bir hüküm yer almamaktadır. Aksine hizmet akdinin 10. maddesinde ücretini ödemek şartı ile sosyal imkanlardan yararlanacağı yazılıdır. Davalının 9.2.2004 ve 26.10.2005 günlü yazılarında servis hudutları dahilinde kalmak kaydı ile ev ile işyeri arasında fiilen kullandıkları vasıtaya göre bilet yardımı öngörülmüştür. İşverenin tek taraflı bu yardımının bu yazıların tarihinden öncesini kapsadığına dair delil yoktur. Davacı tanıklarının anlatımlarından 2003 yılı sonrasında bazı personele ödenen yol yardımından davacının evi ile işyeri yakın olduğundan yararlandırılmadığı anlaşılmaktadır.
Mevcut delil durumu karşısında davacının statüsü ve evi ile işyerinin yakın olması nedeniyle yol yardımı alacağına ilişkin bir işyeri uygulaması olmadığı, davalı yazılarının davacıyı kapsamadığı anlaşıldığından yol yardımı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Dairemizin bu isteğe yönelik emsalleri de bu yöndedir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy