(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, çalışma koşullarındaki değişikliği kabul etmediğinden önceki çalışma saatlerine göre işe devam ettiğini, ikili vardiya sisteminden üçlü vardiya sistemine geçiş sebebiyle belirlenen yeni vardiya saatlerinde gelmediği sebebiyle iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren, üçlü vardiya sistemine geçişin çalışma koşullarında değişiklik anlamına gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, üçlü vardiya sistemine geçilerek yasal haftalık 45 saatlik çalışma düzeninin sağlanmasının amaçlandığından, bu değişikliğin iş şartlarında esaslı değişiklik olarak kabul edilemeyeceği, fesih kararının disiplin kurulunca verilmemiş olmasının da sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, ikili vardiya sisteminden üçlü vardiya sistemine geçiş sonucu yeniden düzenlenen mesai saatlerinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturup oluşturmadığı ve bu değişikliği kabul etmediğinden bildirilen vardiya saatlerinde devamsızlığı sebebiyle disiplin kurulu kararı alınmadan gerçekleştirilen feshin usulüne uygun olup olmadığıdır.
Fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinin 9. maddesi; ...uyarma cezasını gerektiren suçlar dışında kalan fiilleri işleyenler hakkında disiplin kurulu fiilin ve suçun niteliğine ve ağırlığına göre (1) ile (2) yevmiye veya ihraç cezasını verebilir şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda disiplin kurulu kararı alınmadan iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda feshin haksız olduğunun kabulü gerekir. İhbar ve kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy