(4857 S. K. m. 17, 41, 46) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı ve karşı davalı kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, manevi tazminat, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ve munzam zarar alacaklarının davalı ve karşı davacı ise maddi ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istekleri kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraf avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı ve karşı davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İlk kararda fazla çalışma ücreti için 4489 Sayılı Yasa Hükümleri uyarınca belirlenen oranda yasal faize hüküm kurulmuş, bu husus temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Temyize konu bozmadan sonraki kararda en yüksek mevduat faizine karar verilmesi kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşturur.
3- Mahkemece karşı davacının manevi tazminat isteği, kısmen kabul edilmiş, faiz konusunda ise kısa kararda faize karar verilmediğinden gerekçeli kararla kısa kararın aykırı olması mümkün olmadığından faiz alacağının hüküm altına alınmasına yer olmadığına kararı verilmiştir. Oysa karşı davacının kabul edilen manevi tazminat alacağı, için olay (Dava dilekçesinin verildiği tarih) tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy