(4857 S. K. m. 2, 18, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalıya ait işyerinde taşeron işçisi olarak çalıştığını, taşeron ile yapılan sözleşmenin muvazaalı olduğunu, muvazaa nedeni ile işçilik alacaklarının tahsili için davalı asıl ve gerçek işveren aleyhine dava açtığını, kazandığını, bu dava nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üniversite, davanın süresinde açılmadığını, davacının taşeron firmanın işçisi olduğunu, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı işveren aleyhine daha önce işçilik alacaklarının hüküm altına alınması istemi ile açtığı davada alt işverenlik uygulamasının muvazaaya dayandığının kesinleşmiş olduğu, davacının tazminat isteğine ilişkin davadan önce düzenlenmiş olan 31.5.2004 tarihli tutanak ile 29.5.2004 ve 5.4.2004 tarihli tutanaklara itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, kesinleşen alacak davasında davalı ile dava dışı alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu, davacının başlangıçtan beri davalı üniversitenin işçisi olduğu anlaşıldığından, husumet yönündeki değerlendirme, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 maddesi uyarınca yerindedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren husumet itirazına dayanmış, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiğine dair bir savunmada bulunmamış, ancak davacının verilen görevleri yapmadığına dair dava dışı alt işverenin tutmuş olduğu tutanakları sunmuştur. Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrularken, tek davalı tanığı alt işveren sorumlusu davacının verilen görevleri yapmadığını ve görev yerine gitmediğini beyan etmiştir. Mahkemece tutanakları tanzim eden tanıklar dinlenmemiştir. Feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı yönünden tutanak tanzimcisi tanıkları dinlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy