(4857 S. K. m. 18, 20, 22)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Mardin Valiliği Öğretmenevinde kuaför olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazı yanında, öğretmenevinde davacının çalıştığı kuaför bölümünün zarar etmesi nedeni ile kapatılmasına karar verildiğini, davacıya da başka iş teklif edildiğini, kabul etmediğini, sık sık rapor aldığını ve devamsızlık yaptığını, iş sözleşmesinin bu nedenlerle haklı olarak feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava açılırken davalının öğretmenevi müdürlüğü gösterilerek temsilde yanılma yapıldığı, müdürlüğü temsilen bakanlığın cevap verdiği kabul edilerek, davacının iş sözleşmesinin iki ayrı nedenle feshedildiği, devamsızlığın kanıtlanmadığı, feshin hak düşürücü süre içinde de kullanılmadığı, davacının hizmet süresi, fesih şekli, farklı birimde çalışma teklifinden ve teklifin reddi üzerine iş sözleşmesinin feshi nedeni ile işe başlatmama tazminatının üst sınırdan belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde işverenin iş sözleşmesinin işçinin davranışlarından veya yeterliliğinden kaynaklanan ya da işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle feshedilebileceği düzenlenmiştir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan fesihte, yargısal denetim yapılabilmesi için mutlaka bir işletmesel karar gerekir. İş sözleşmesinin iş, işyeri veya işletme gereklerine dayalı olarak feshi, işletmesel kararın sonucu olarak gerçekleşmekte, fesih işlemi de işletmesel karar çerçevesinde değişen durumlara karşı işverene tepkisini oluşturmaktadır. Bu kararlar işletme ve işyeri içinden kaynaklanan nedenlerden dolayı alınabileceği gibi, işyeri dışından kaynaklanan nedenlerden dolayı da alınabilir. Bu nedenler, bir ya da birden fazla işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi gerekliliğini doğrudan veya dolaylı olarak ortadan kaldırıyorsa, dikkate alınmalıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi ) açıklığa kavuşturulmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca, İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde; değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik koşuludur.
Dosya içeriğine göre, davalı bakanlığa ait öğretmenevinde davacı kuaför olarak iş sözleşmesi ile işe alınmıştır. Kuaför bölümünün zarar etmesi nedeni ile kapatılmasına karar verilmiştir. Bu kapatma üzerine, yazılı olarak 17.12.2005 tarihinde davacıya önce ütücü, daha sonra kat görevlisi olarak çalışma teklif edilmiştir. Görev değişikliğini kabul etmeyen ve bu bildirimleri tebliğden imtina eden davacıya, aynı gün 2006 yılında hizmet akti yapılmayacağı yazılı bildirim ile tebliğ edilmiştir. Ancak davacı işçi bu bildirimi de tebliğden imtina etmiştir. Davacının daha sonra 19.12.2005 tarihinde 20 gün rapor aldığı, 18.01.2006 tarihinde 10 gün yıllık ücretli izin aldığı, 08.01.2006 ve 29.01.2006 tarihlerinde mazeretsiz ve izinsiz gelmediği gerekçesi ile hakkında tutanak tutulduğu da anlaşılmaktadır.
Davalıya ait işyerinde kuaför bölümünün kapatılması bir işletmesel karardır. Bu karar üzerine davacının bu bölümde istihdam fazlası olacağı açıktır. Davalı işveren feshin kaçınılmazlığı kapsamında davacı işçiye aynı işyerinde ütücü veya kat görevlisi olarak çalışması için teklifte bulunmuş, ancak davacı kabul etmediği gibi, ardı ardına rahatsızlığını ileri sürerek istirahat raporu almıştır. Davacının iş sözleşmesinin feshi kuaför bölümünün kapatılması ve teklif edilen diğer görevleri kabul etmemesi nedeni ile işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklanan geçerli bir nedene dayanmaktadır. Ayrıca görev değişikliğini kabul etmeyen, davacının daha sonra rapor alarak devamsızlık yapması da işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı, 40.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500. YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kesin olarak, 26.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy