(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41) (YHGK 09.04.2008 T. 2008/9-315 E. 2008/319 K.)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin, fazla mesai, hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı emeklilik sonrası davalı işyerinde çalışmasını sürdürürken 5277 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle elinde olmayan nedenlerle iş akdinin sonlandırıldığını beyanla kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai, izin ve hafta tatili ücreti talep etmiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Davacı bir kamu kuruluşu olan davalı işyerinde çalışırken 5277 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir. Anılan yasa uyarınca emekli olan kişilerin yaşlılık aylığının ödenmeye devam edebilmesiiçin çalıştığı işten ayrılması gerekir. Davacı, davalı kuruluşta çalışmasını yaşlılık aylığının kesilmesini önlemek için sona erdirmiştir. Yapılan fesih işlemi davacının eylemine bağlı olduğundan davacı kıdem tazminatına hak kazanmamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 9.4.2008 gün ve 2008/9-315 E, 2008/319 karar sayılı kararında da kıdem tazminata hak kazanılamayacağı kabul edilmiştir.
Mahkemece kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy