(4792 S. K. m. 17) (YHGK. 24.12.2008 T. 2008/9-768 E. 2008/784 K.)
Dava: Davacı, yıllık izin ücreti, acil servis çalışma farkı, ücret farkı, fazlaçalışma ek ödemesi, hafta tatili genel tatil çalışma ücreti alacaklarınınödetilmesinekararverilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi ikramiye ödetilmesini talep etmiş, mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir. Davalı işveren kararı temyiz etmiştir.
Hüküm altına alınan ikramiye alacağının dayanağı 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunun 17. maddesidir. Anılan hükümde, Kurumun memur statüsündeki kadrolu personeline yılda iki ikramiye ödeneceği hükme bağlanmıştır. Davacının memur statüsünde olmadığı ve İş Kanunu kapsamında çalıştığı anlaşılmakla, sözü edilen ikramiye alacağının koşulları oluşmamıştır. Davacıile aynı konumda çalışanların açmışoldukları davalarda da Dairemizin kararları (Yargıtay 9. H.D. 28.11.2007 gün 2007/25120 E, 2007/35722 K) ve Hukuk Genel Kurulu kararları (Yargıtay HGK. 24.12.2008 gün 2008/9-768 E, 2008/784 K),işçi statüsünde çalışanların anılan hükme göre ikramiyeye hak kazanamayacağı yönündedir.
Mahkemece, ikramiye isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı işçi fazla çalışma ek ödeme adı altında istekte bulunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacınınisteğinin açıkolmadığından söz edilmişve 4792 sayılı yasanın 17. maddesinde sözü edilen ek ödeme olabileceği düşüncesiyle anılan yasaya göre hesaplama yapılmıştır. Mahkemece sözü edilen eködeme isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının fazla çalışma eködeme adı altındatalep ettiği alacağın sözü edilenyasanın 17 maddesinde belirtilen eködemeolupolmadığı sorulmalı ve sonucuna göre gerekli araştırmaya gidilmelidir.
İstekkonusu dönemde yürürlükte olan 4792 sayılı Mülga Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunun 17. maddesinde, "Kurum sağlık tesisleri işletme gelirleri (ilaç iştirak payı, muayene ücreti ve tedavi giderleri ile tam gün çalışan hekimlerin mesai saatleri dışında muayene ücretleri dahil) ile sahibi veya ortağı bulunduğu ilaç ve tıbbi malzeme işletmelerinden elde edilen kar paylarından, Kurumda fiilen görev yapan personele ek ödeme yapılabilir" şeklinde kurala yer verilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında, ek ödemenin tutarlarının, oranlarının ve diğer usul ve esasların yönetim kurulunun teklifi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, davacının talebinin 4792 sayılı yasanın 17. maddesinde sözü edilen eködeme olduğunun belirlenmesi halinde,istek konusu dönem içinde davalı kurum yönetim kurulu tarafından teklif edilen ve onaya tabi tutulan belgeler ile uygulamalar araştırılmalı ve ek ödemeden işçi konumunda çalışanların yaralanıp yararlanamayacağı açıklığa kavuşturulmalıdır. Konuyla ilgiliolarak eksikincelemeyle karar verilmesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy