(4857 S. K. m. 6) (1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile ücret ve gecikme cezası alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2008 günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat Y.I. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş.Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, Ekim 2000 - Mart 2001 ayları arasında kalan süre için ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağı ile bu tarihte yürürlükte olan 625 Sayılı Yasada öngörülen günlük yüzde bir fazlasının ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, işyerinin 01.05.2001 tarihi itibarıyla davalı şirkete devredildiği ve devirden önce doğan borçlar sebebiyle devralan işverenin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle isteklerin reddine karar verilmiştir.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu aynı yasanın 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
1475 sayılı İş Kanunu'nda işyeri devri ayrı bir madde olarak düzenlenmemişti. Anılan kanunun 14/2. maddesinde işyerinin devri halinde kıdem tazminatının hesaplanması şekli ve anılan tazminattan devreden işverenin sorumluluğu belirlenmiş, aynı şekilde izin hakları bakımından işyeri devrinin sonuçları 53. maddede açıklanmıştı. Uygulamada izin hakları yönünden anılan madde ve kıdem tazminatı bakımından 14/2. madde ve diğer işçilik hakları açısından ise, Borçlar Kanunu'nun 179. maddesi uyarınca çözümlere gidilmekteydi.
Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinde, bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından mesul olur; şu-kadar ki, iki yıl müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır, bu müddet muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden ve daha sonra muaccel olarak borçlar için de muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar şeklinde kurala yer verilmiştir. Bahsi geçen hükme göre, işyerinin ve işletmenin tüm aktif ve pasifleriyle devrinde, devir anında doğmuş bulunan borçlardan devralan işveren sorumlu olmaktadır. Devreden işveren bakımından bahsi geçen müteselsil sorumluluk, ihbar ve ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar ise de, somut olayda devralan işverenin sorumluluğu tartışıldığından böyle bir ihbar ve ilan yoluna gidilmemiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.
Davaya konu ücret alacaklarının ait olduğu dönemde 1475 Sayılı Yasa yürürlükte olmakla birlikte, anılan yasaya göre genel kanun niteliğinde olan Borçlar Kanunu'nun 179. maddesine göre çözüme gidilmelidir. Bu durumda devir tarihinden önce doğmuş bulunan ücret alacağı ile günlük yüzde bir fazlalığından devralan işverenin sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Gerekirse bu yönde bilirkişiden hesap raporu alınmalı ve günlük yüzde bir fazla ödeme tutarlarından indirim hususu da düşünülerek bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 550.YTL duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 550.YTL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy