(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46, 47, 57)
Dava ve Karar: Davacı ve karşı davalı ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, kötüniyet tazminatı, prim alacağı, ücreti ile vergi iadesinin, davalı ve karşı davacı kredi alacağı ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. Tüfek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1. Mahkemece tefhim edilen kararda hüküm altına alınan fazla mesai alacağı 8.675 YTL iken gerekçeli kararda 970 YTL olup, davacının tavzih talebi üzerine tavzihle fazla mesai alacağı 8.675 YTL olarak karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde tavzih edileceği açıkça düzenlenmiştir. Hüküm müphem ve gayrıvazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri iphamın tavzihini ve tenakuzun ref'ini istiyebilir.. Söz konusu kararda hüküm fıkrasında müphem ve aykırı fıkralar bulunmayıp, tavzih ile kısa karar gerekçeli karar çelişkisi düzeltilemeyeceğinden mahkemece verilen tavzih kararı hatalıdır.
2. Davalı ve davacının esas karara yönelik temyizine gelince;
Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu'nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince salt bu husus bozma nedenidir. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy