(1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile haksız fesih tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.4.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Veysel Çivril geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin kullanmadığı yıllık izinleriyle ilgili olarak toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü uyarınca her yıl için 25 gün üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı vekili, davacının sendikaya üye olduğu tarih öncesi yıllık izinlerin, dönemin İş Kanunu hükümlerine göre her yıl için 12 gün üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmaksızın bilirkişi raporuna itibar edilerek izin ücretiyle ilgili hüküm kurulmuştur. Davacının üyelik tarihi araştırılmalı ve işe girdiği tarihten toplu iş sözleşmesinden yararlandığı tarihe kadar yıllık izne hak kazanılması durumunda, toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı döneme kadar olan süre için 1475 Sayılı İş Kanunu hükümlerine göre izin süreleri belirlenmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Hüküm altına alınan ihbar tazminatı ile izin ücreti bakımından dava ve ıslah yoluyla arttırılan miktar bakımından ıslahın yapıldığı tarihler yerine, fesih ve ıslah tarihlerinden itibaren faize karar verilmesi de hatalı olmuştur.
4- Toplu iş sözleşmesinin 28. maddesinde ihbar önelleri düzenlenmiş ve 4. fıkrada, iş sözleşmesinin feshi halinde işçiye yapılacak her türlü ödemenin fesihten itibaren 15 günü geçmesi durumunda işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödeneceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece anılan hüküm uyarınca, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı ve izin ücretine akti faize karar verilmiştir. Toplu iş sözleşmesinin anılan hükmü ihbar önelleri ile ihbar tazminatını ilgilendirdiğinden, ihbar tazminatı dışında kalan istekler bakımından bu faize karar verilmesi doğru değildir.
Kıdem tazminatı için 1475 Sayılı Yasanın 14. maddesi ve HUMK'nun 74. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına uygun olarak akti faizi geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
İzin ücreti bakımından ise, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 550 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy