(4857 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, fazla çalışma ücreti, ikramiye, giysi yardımı, yakacak, gıda yardımı, izin parası ve bayram yardımı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı kıdem tazminatı hesabında toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca her yıl için 45 gün üzerinden hesaplama yapılması gerekirken 30 gün üzerinden hesaplama yapıldığını ileri sürerek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının 30.01.1996 tarihinde sendikadan istifa ettiğini, toplu iş sözleşmesinin 30.06.1996 tarihinde sona erdiğini ve davacının toplu iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte sendika üyesi olmadığı için toplu iş sözleşmesinden faydalanamayacağını savunmuştur.
Mahkemece 45 gün üzerinden yapılan hesaplamaya göre fark kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava, işyerinde uygulanmış olan toplu iş sözleşmesinden yararlanma isteğine ilişkindir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9. maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sona üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
Yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödenmesi koşuluyla yararlanma da, yasada ifadesini bulmuştur. Dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanma talep tarihinden itibaren geçerlidir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 6. maddesine göre süresi sona eren toplu iş sözleşmesinin hizmet aktine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar hizmet akti hükmü olarak devam eder.
İşyerinde 01.07.1995-30.06.1996 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinde kıdem tazminatının 45 gün üzerinden hesaplanacağı kararlaştırılmış, bu tarihten sonra akdin feshi tarihine kadar yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanmamıştır. Davacı toplu iş sözleşmesi sona ermeden 30.1.1996 tarihinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikası üyeliğinden istifa etmiş ve böylece üyelik sona ermiştir. Bu durumda davacı işçinin 30.1.1996 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Aynı toplu iş sözleşmesinin süresinin bitiminde, işyerinde çalışmaya devam eden ve 2004 yılında iş sözleşmesi sona eren davacı işçi yönünden toplu iş sözleşmesi hükümlerinin hizmet akti hükmü olarak uygulanmasına devam edilmesi söz konusu olmaz. Ancak, davalı işverenin davacı işçi ile aynı k onumda olan işçilere kıdem tazminatlarının 45 gün üzerinden ödendiği ileri sürülmüş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde açıklamaya yer verilerek eşit davranma borcundan söz edilmiş ve her yıl için 45 gün üzerinden hesaplamaya gidilmiştir. Dosyada davacı işçi ile aynı konumda olan işçilerin kıdem tazminatlarına dair hesap belgeleri bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yönde gerekli araştırmaya gidilmeli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun anlamında davacı işçinin süresi sona eren toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde yaralanma hakkı olmasa da, işyerinde davacı ile aynı konumda olan işçilere her yıl için 45 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığının belirlenmesi durumunda 4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesinde düzenlenmiş olan işverenin eşit davranma borcu kapsamında değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir. Her yıl için 45 gün üzerinden kıdem tazminatı ödenen işçilerin de davacı işçi gibi toplu iş sözleşmesi bitiminden önce sendika üyeliğinden istifa edip etmedikleri belirlenmelidir. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy