(1475 S. K. m. 14, 34) (4857 S. K. m. 40)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ü. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının işyerine davalı tarafından el konulmadan önce 1.6.2003-12.6.2003 tarihleri arasında fiilen çalıştığı anlaşıldığından, bu dönem için ücret alacağına hükmedilmesi yerindedir.
Ancak davacı, işverene gönderdiği 20.6.2003 tarihli ihtarnamede de bu el koyma sebebiyle işyerinde, el koyma tarihinden itibaren 23.6.2003 tarihine kadar bir hafta süre ile işin durduğunu ve bu nedenle çalışılmadığını kabul etmiştir. Bu durumda 13.6.2003-23.6.2003 tarihleri arasındaki çalışılmayan dönemde 1475 sayılı Yasanın 34, 4857 sayılı Yasanın 40. maddeleri gereğince davacı ancak bir haftalık süre için yarım ücret talep edebilir. Mahkemenin bu dönem için tam ücrete karar vermesi hatalıdır.
3- Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davalı ile K. Elektrik T.A.Ş. arasında imzalanmış olan imtiyaz sözleşmesinin feshedilerek, işyerine davalı tarafından 12.6.2003 tarihinde el konulmuştur. Davacı işçi, daha önce K T.A.Ş. nin işçisi iken, yukarıda içeriği açıklanan ihtarnamesi ile hizmet sözleşmesini feshetmiş; davalıya başvurarak çalışmak istediğini bildirmiş ve bunun üzerine 23.6.2003 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı işveren bir kamu kurumu olup, aynı sıfatla başka işyerlerinde çalışan diğer işçilerine ödenmekte olan ücrete göre davacı işçinin ücreti tespit olunmuştur.
Bir an için davacının aralıksız çalışmaya devam ettiği kabul edilse dahi, tarafların yeni durum karşısında bir araya gelerek iş sözleşmesi düzenleme suretiyle ücreti yeniden belirlemeleri mümkün bulunmaktadır. Davalının aynı işi yaptığı diğer işyerlerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesini bir süre sonra gerekli intibak hesaplarını yaparak benzer şekilde işe alınan tüm işçilere uygulamaya başladığı da anlaşılmaktadır. Böyle olunca, 23.6.2003-1.9.2003 dönemi için, davacının devirden önceki ücreti alması gerektiğinden söz edilerek fark isteğinin kabulü de doğru değildir. Bu dönem için fark isteğinin reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy