(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı ve karşı davalı ihbar, kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, ücretli izin, maaş alacağı, prim alacağının, davalı ve karşı davacı ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karşı davayı kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1- Davacı genel müdür olarak davalı şirkette çalıştığını işverence hakaret edilerek işten çıkartıldığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı işveren ise CNR deki ev tekstili fuarındaki şirket adına kurulan standın başarısızlığın sebepleri sorulduğunda işyerini terk ederek ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece akdin davacı tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık akdi fesheden tarafın kim olduğu ve haklılığı noktasındadır.
Mahkemece dinlenen her iki taraf tanıklarının ifadelerinden davacı ile işveren arasında bir tartışma yaşandığı ve bu tartışmadan sonra davacının işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tanığı Eren işverenin odasından davacının ağlayarak çıktığını ve "benim burada işim bitti' şeklinde söyleyerek işyerini terk ettiğini belirtmiş, davalı tanığı Çiğdem ise olay günü patronun odasından bağrışma sesleri duyduğunu, davacının gidiyorum dediğini, işvereninde istifa dilekçesi vermesini istediğini davacının odasına geçtikten 5-10 dakika sonra işyerinden ayrıldığını belirtmiştir. Davacı tarafından verilmiş bir istifa dilekçesi mevcut değildir. İş akdinin feshedildiği sonucuna varabilmek için sözleşmeyi feshettiği iddia edilen tarafta fesih iradesinin bulunması gerekir. İşverenin odasında ev tekstili fuarındaki şirket adına kurulan standın başarısızlığının sebeplerinin ve sorumlusunun işverence davacıya sorulması, işyerinde genel müdür sıfatıyla çalışan davacının yaşanan tartışma üzerine ağlayarak işverenin yanından ayrılması, hatta işverenin istifa dilekçesi istemesi ancak davacı tarafından verilmiş bir istifa dilekçesinin bulunmaması halleri birlikte değerlendirildiğinde olayda davacının fesih iradesinin bulunmadığı işverenle yaşanan tartışma neticesinde akdi işverenin feshettiğinin kabulü gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre de işveren haklı feshi gerektiren nedenleri somut olayda ispatlayamamıştır. Akdin işveren tarafından haksız feshedildiğinin kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması karşılık dava ile istenen ihbar tazminatı isteğinin ise reddi gerekir.
2- Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiği yine 2 aylık ücret alacağının ödendiği davalı tarafından ispat edilemediğine göre anılan isteklerin reddedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy