(1086 S. K. m. 74) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, fazla çalışma ve vardiya prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesinde fazla mesailerinin kısmı şekilde eksik ödendiğini belirtmiştir. Davalı bordrolarında da bazı aylar fazla mesai ücreti ödendiği görülmektedir. Davacının bu ödemeleri ihtirazi kayıtsız kabul etmiştir. Böyle olunca fazla mesai ödenen aylar tesbit edilerek, fazla mesai ödenen ayların hesaba dahil edilmemesi gerekirken yapılan ödemelerle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
Dairemizin 2006/ 32261 Esas, 2007/18990 sayılı bozma kararı da aynı doğrultudadır.
3-Davacının 1.1.2005 tarihinden davanın açıldığı 27.3.2006 tarihine kadar 1. Gün 09-18, izleyen gün 18-08 saatleri arasında çalışıp, üçüncü gün 24 saat dinlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu şekil çalışmada birinci gün 9 saat süren çalışmadan 1 izleyen gün 15 saat süren çalışmadan 1.5 saatlik ara dinlenme süresi indirilmelidir. Daha sonra her hafta farklı sayıda günlerde çalışıldığından haftalık çalışma süresi ayın her haftası için çalıştığı gün sayısına ve saatine göre ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu hesap şekline göre ayın birinci haftası 6, ikinci haftası 11.5 saat fazla mesai yapmış, üç gün dinlendiği üçüncü haftada işe 45 saat aşılmadığından fazla çalışma gerçekleşmemiş olacaktır. Ayın dördüncü haftası da ilk hafta gibi 6 saat fazla çalışılmış olacağından aylık fazla çalışma toplamı 23.5 saat olarak kabul edilmelidir. Raporlu ya da izinli olduğu süreler için hesaplama yapılmadan davacının çalıştığı haftalar için fazla mesaisinin yazılı şekilde hesaplanması gerekirken bilirkişinin hatalı olarak haftada 10 saat fazla çalışma hesaplayan raporuna itibar edilmesi yerinde değildir. Dava 27.3.2006 tarihinde açıldığı halde 31.12.2006 ya kadar alacak hesaplanması da HUMK.nun 74.maddesine aykırıdır.
Dairemizin 2008/1084 E, 2008/1327 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy