(2821 S. K. m. 31) (4857 S. K. m. 18, 20, 21, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı tarafından sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği belirtilerek feshin geçersizliğine ve bir yıllık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının belirlenmesine hükmedilmesi istenmiştir. Feshin haklı nedene dayandığını savunan işveren davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece sendikal neden üzerinde tartışma yapılmaksızın, sözleşmenin haklı nedenle sona erdirildiğinin işverence kanıtlanamamış olması gerekçesiyle işe iadeye karar verilerek, işçinin kıdemine göre işe başlatmama tazminatı belirlenmiştir.
Davacının sözleşmesi fesih bildiriminde sadece m 25/ll gereği denilerek feshedilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde davacının işyerinde sendika üyesi olmayan işçilere baskı yaptığını, çalışma ortamı ve huzuru bozduğunu, bu nedenle sözleşmesinin sona erdirildiğini savunmuştur.
Toplanan delillere göre, işyerinde sendikal örgütlenme faaliyetlerinin 2006 yılının nisan ayında başladığı, davacı dahil bir kısım işçilerin sendikaya üye oldukları, 11.4.2006 tarihinde yapılan yetki tespiti başvurusunun 91/44 olarak olumsuz tespitle sonuçlandığı, sendika tarafından açılan tespitin iptali davasının halen derdest olduğu, kayıtlar üzerinde yapılan incelemede tespit davasının tebliği üzerine işyerinden toplu işçi çıkarılmasına gidildiği, emsal dosyalarda sendikal tazminata hükmedildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıkları, davacı ve arkadaşlarının kendilerinin sendikaya üye olduklarını, diğer işçileri üye olmaları konusunda zorlamadıklarını, baskı kurmalarının söz konusu olmadığını, aksine işveren tarafından kendilerine baskı uygulandığını belirtmiştir. Davalı tanığı olarak dinlenen üretim müdürü ise, davacı ve arkadaşlarının sendikalı olduğunu duyup rahatsız olduğunu, yönetim tarafından bu kişilerin sendika üyeliklerinin bilindiğini, işyerinde sendikal faaliyet konuşulurken üretimin aksadığı düşünülerek işten çıkarıldıklarını ifade etmiştir.
Tüm bu olgu ve bulgular ile dosyadaki diğer delillere göre, davacıların sendika üyeliği konusunda çalışma arkadaşlarına özgürlüklerini tehdit edici nitelikte davranışlarının söz konusu olmadığı, iş sözleşmesinin işyerinde sendikal örgütlenme istemeyen işveren tarafından sendikal nedenlerle feshedildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca feshin sendikal nedene dayandığının kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 302.50 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 16.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy