(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir,
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının sürekli olarak işinden ve biriminden hoşnut olmayan bir kişilik sergileyerek ve işyerinde mevcut çalışma disiplinine ve kurallarına riayet etmeyerek tüm çalışma arkadaşlarına kötü örnek teşkil ettiğini, izin almadan ve sorumlulara haber vermeden görev yerini ve işini terk ederek bazen demirhanede boya yaparken veya sohbet ederken bazen başka bölümlerde defalarca yakalandığını, sözlü uyarılara rağmen disiplinsiz davranışlarına devam ettiğini, bu hususlarda uyarıldığını, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının disiplin davranışları nedeniyle 28.4.2005 ve 13.2.2007 tarihlerinde yazılı olarak uyarıldığı, davacının 13.2.2007 tarihinde öğlen yemeğine yemek saati olan 12.00 den önce çıktığına ilişkin savunması istenildiğinde farkında değilim, bir daha olmaz şeklinde umursamaz bir şeklinde savunma yaptığı, en son 22.2.2007 tarihinde yine 11.30'da görev yerini terk ederek yemekhaneye çıktığı ve aynı gün saat 14.00'da görev yeri dışındaki preshaneye giderek dolaştığı, davacının bu tür davranışlarının işveren açısından çekilmez hale geldiği, davacının devam eden disiplinsiz davranışlarından dolayı feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 İş Kanunu'nun 19'uncu maddesine göre: Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25'inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmamasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur.
Dosya içeriğine göre davalı işveren, davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca davranışlarından kaynaklanan nedenlerle ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshetmiştir. Davacıdan savunmasının alındığı 13.2.2007 tarihindeki olaydan dolayı ihtar cezası verilmiştir. İhtardan sonra davacının 22.2.2007 tarihinde disiplinsiz davranışlarına devam ettiğine dair tutanak düzenlenmiş, ardından iş sözleşmesi feshedilmiş ise de İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca fesihten önce savunması istenmemiştir. 14.2.2007 tarihinde verilen ihtardan önce alınan savunma fesihten önce savunma alındığı anlamında yorumlanamaz. Bu nedenle davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 23.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy