(4857 S. K. m. 11, 20, 21) (2821 S. K. m. 31) (1086 S. K. m. 388, 389, 416, 417, 423) (1136 S. K. m. 164, 169)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı işyerinde çalışan ve fesih tarihinden iki yıl önce emekli edilip, aynı görev için bir yıl ve yenilenen belirli süreli iş sözleşmesinin süre bitimi nedeni ile feshedildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif neden olmadığını, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, emekli olan davacı ile davalı arasında bir yıl süre ile iş sözleşmesi imzalanmış ise de, davacı ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında belirli süreli iş sözleşmesinin yapılmasını gerektiren objektif ve esaslı bir neden bulunmadığı, davalı işverenin iş sözleşmesini geçerli neden olmadan feshettiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücret tutarında tazminatın belirlenmesine karar verilmiş, kabule rağmen kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Karar davacı vekili tarafından işe başlatmama tazminatının alt sınır olan 4 aylık ücret tutarında belirlenmesi ve ek temyiz dilekçesi ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilirken, davalı vekili tarafından belirli süreli olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423, Avukatlık Kanunu'nun 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir ( HUMK. m.416, m.417 ).
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde emekli olduktan sonra aynı görevde bu kez yenilenen birer yıllık sözleşmelerle çalıştırıldığı, iş sözleşmesinin süre bitimi nedeni ile feshedildiği, davacı ile belirli süreli iş sözleşmesini gerektiren esaslı ve objektif neden olmadığı, bu nedenle belirsiz süreli olduğu ve davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği, fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmediği anlaşıldığından, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, emeklilikten sonraki kıdeme ve fesih nedenine göre işe başlatmama tazminatının 4 ay belirlenmesi yerinde bulunmuştur. Ancak kendisini vekille temsil ettiren davacı lehinde ve dava açılmasına neden olan davalı aleyhine vekalet ücretine karar verilmemesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 41.40YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500.-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 30.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy