(2821 S. K. m. 10, 54, 63) (4721 S. K. m. 49, 56 )
Davalı T.O.İ. Sendikası üyesi olan davacılar ile birleşen dosyada davacılardan T.O.İ. Sendikası, davalı sendikanın yasada öngörülen şartlar sağlanmadan kurulduğunu bu nedenle fiil ehliyetinin bulunmadığını, tüzel kişilik kazanamadığını, zira; 2821 sayılı Sendika Kanunu'nun 63/1 fıkrası delaletiyle Türk Medeni Kanunu'nun 56.maddesine göre sendikanın, sendika kurucu üye koşullarını taşıyan en az yedi gerçek kişi ile kurulması gerektiği halde beş kurucu üyenin davalı sendikanın kuruluş tarihinde Türkiye Orman İşçileri Sendikasına üyesi olduklarını, Sendikalar Yasasının 22/1 ve 25/2 maddeleri gereğince sonraki üyeliklerin geçersiz olacağını, yine kurucu üye Y.'nin adam öldürmeye tam teşebbüs suçundan 8 yıl ağır hapis cezasına hüküm giymiş olduğunu, C.'nin başka işkolunda kurulu bulunan işyerinde çalıştığı, A.'nın da çalışıp çalışmadığının dahi tespit edilemediğini, A. D. ve S., adlı kurucu üyelerin sendika tüzüğündeki imzalarının sahte olduğu dolayısıyla kurucular hakkında ağır ceza mahkemesinde kamu davası açıldığı, kısaca beş kurucu üyenin sendika kurucusu olma koşullarını taşımadıklarından TMK'nun 49. maddesi gereğince davalı sendikanın fiil ehliyetine sahip bulunmadığını, diğer taraftan Sendikalar Yasasının 10/3. maddesi gereğince sendika üye sayısı bini aşmadığından genel kurulun üyelerle yapılması gerektiğini, ilan edilen ilk toplantı tarihinde üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanması gerekir iken 220 üye ile toplanıldığını, bunun yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek davalı sendikanın baştan itibaren kurulmamış olduğunu ve hukuki ehliyetinin bulunmadığının tespiti faaliyetlerinin durdurulmasına ve Bakanlık kaydının iptali ile yöneticilerin işten el çektirilmesine ve tasfiye işlemleri için kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı Bakanlık, davalı sendikanın kurucuları ve üyeleri ile ilgili davaların halen derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı sendika ise, Sendikalar Kanununun 6. ve 54. maddelerinde sendika kuruluşu ve kurucu üyelerle ile ilgili ayrıntılı düzenlemeler yapıldığını ve sendikanın kuruluşundaki eksiklik ve kanuna aykırılık durumlarında dava açabilecek kişilerin belirtildiğini, buna göre davacıların dava açma yetkilerinin bulunmadığını aktif husumet yokluğundan davanın usule aykırı olduğunu işkolu değişikliğinin sendikanın kuruluşundan sonra gerçekleştiğini, memnu hakların iadesi durumunda mahkumiyetin kuruculuğa engel oluşturmayanı, sahte imza konusunda ceza davasının devam ettiğini, kaldı ki, sendikalarının üyesi olan davacıların açmış oldukları genel kurul toplantısının iptaline yönelik taleplerinin bir aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra dava açıldığından hak düşürücü süre nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece davacıların dava açmaya ehil oldukları, davalı sendikanın kuruluş tarihinde beş kurucu üyesinin aynı işkolunda başka sendikaya üye olmaları ve bunlardan birini de kurucu üye olmaya engel mahkumiyetinin bulunması dolayısıyla davalı sendikanın asgari olması gereken kurucu üye sayısının yediden ikiye düştüğü, kurucu üyelik koşullarını taşıyan iki üye ile sendika kurulamayacağından davalı sendikanın baştan itibaren tüzel kişilik kazanamadığının ve hukuki varlığının bulunmadığının tespitine ve faaliyetlerine son verilmek üzere kapatılmasına, buna bağlı olarak Bakanlık kaydının iptaline ve karar kesinleştiğinde tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için kayyım atanmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin hüküm kısmında davalı T.O.İ. Sendikasının kapatılmasına karar verilmiş ise de; davacılar 2821 sayılı Sendika Kanunu'nun 63/1 fıkrası delaletiyle Türk Medeni Kanunu'nun 49 ve 56. maddelerine dayanarak bu davayı açmış olduklarından ortada Sendikalar Kanununun 54. maddesine göre açılmış bir dava bulunmaması sebebi ile davalı sendikanın kapatılmasına ilişkin mahkeme kararının kesin olarak verildiğinin kabulü mümkün değildir. Zira kararın kesiti olduğunun kabulü ancak Sendikalar Yasasının 54. maddesine uyarınca yargılama sonucunda verilen sendikanın kapatılması kararları için söz konusudur.
Davacılar Türk Medeni Kanunu'nun 49 ve 56. maddelerinden hareketle dava açmışlar ise de, Sendikalar Yasası'ndaki özel düzenlemeler karşısında genel mahiyetteki Türk Medenî Kanunun hükümlerini uygulanarak sonuca gitmek mümkün değildir.
Davanın dayanağı 2821 sayılı Sendika Kanunu'nun 6. ve 54. maddeleridir. 2821 sayılı Sendika Kanunu'nun 54.maddesi gereğince Sendikaların kuruluşu sırasında kanuna aykırılık veya eksiklik sebebi ile aynı Yasanın 67. fıkrası uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı veya ilgili valilikçe başvurulması halinde görevli mahalli mahkeme gerekli gördüğü takdirde kurucuları da dinleyerek üç işgünü içerisinde sendika ve konfederasyonunun faaliyetlerin durdurulmasını karar verebilir. Yasanın atıf yapılan 6/7 fıkrasında ise, tüzük ve bu madde de sayılan belgeler ile içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespiti veya bu Kanunda öngörülen kuruluş şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, vali veya ilgili bakanlıkların her biri sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemeye başvurur. yolunda düzenlemeye yer verilmiştir. Açıklanan bu düzenleme gereği sendikaların faaliyetlerinin durdurulması veya kapatılması davalarının açılmasında dava ehliyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı veya ilgili valiliktir. Başka bir anlatımla bu kurumlar dışında özel ve tüzel kişiler bu tür dava açma ehliyetine sahip değildir. Davacıların anılan kurumlara dava açmaları için başvurmaları gerekir iken; dava açma ehliyeti bulunmadıkları halde sendikaların faaliyetlerinin durdurulması ve kapatılması için dava açmaları yasal olarak mümkün değildir. Birleştirilen her iki davadaki davacıların sendikanın faaliyetlerinin durdurulması ve kapatılması isteklerinin aktif husumet ehliyetlerinin bulunmaması sebebi ile reddi gerekir iken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Davacılardan N. ve V. ayrıca sendika ilk genel kurulunun iptalini talep ettiklerinden ve bu istekle ilgili davayı açmak için aktif husumet ehliyetine sahip bulunduklarından adı geçen davacıların sendikanın olağan genel kurulunun iptali istemi ile ilgili işin esasına girilerek hüküm kurulması yerine yazılı gerekçe ile bu istek ile ilgili karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy