(4857 S. K. m. 59)
Dava: Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına alınmıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Taşdelen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 25.07.2008 gününde oyçokluğu ile, karar verildi.
KARŞI OY:
Dosyada bulunan belgede, davacının 2004 yılından 22 gün 2005 yılından 30 gün izninin kaldığı yazılıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hizmet süresi ve Toplu İş Sözleşmesine göre davacının 930 gün izne hak kazandığı, toplam 225 gün izin kullandığı, kalan izninin 705 gün olduğu belirtilmiş; ancak kullanılan izinlerin hangi yıllara ait olduğu ve hangi yıllara ait izinlerin kullanılmadığı yönünde bir açıklama yapılmamıştır. Kalan izin alacağı bakımından işveren belgesi ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki üzerinde durulmamıştır. Öte yandan Toplu İş Sözleşmesinin "İzinlerinin ait olduğu yıl içinde kullandırılması esastır. Ancak, işlerin yoğunluğu nedeniyle işveren tarafından kullandırılmayan izinlerin ücreti ödenir" hükmüne göre yıl içinde kullandırılmayan izinlerin ücretinin ödenmiş olması ihtimali bulunmasına rağmen bu hususta araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Ayrıca 1974-1984 ve 1986-2004 yılları arasına ait izin belgesini bulunmamasının sebebi belirlenmemiştir. Bu nedenle de davacının az önce belirtilen tarihler arasına ait izin belgesinin olup olmadığı araştırılmalı, belge yoksa sebebi belirlenmeli, yıl içinde kullanılmayan izinlerin ücretinin ödenip ödenmediği tesbit edilmeli, bu hususlarda belgelere ulaşılamadığı takdirde bir kimsenin 10 ve 18 yıl gibi uzun sürelerde hiç izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği göz önünde tutularak davacıya resen yemin teklif edilmeli bundan sonra sonuca gidilmeliydi. Eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun ONAMA kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy