(4857 S. K. m. 14, 41, 46, 47, 57, 59) (1475 S. K. m. 14) (492 S. K. m. 33) (1086 S. K. m. 416)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, hafta, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının haftanın 6 günü çalıştığı, günde 3 saat fazla mesai yaptığı ve hafta tatili olan ayda iki Pazar günü çalıştığı sübuta ermiştir.
Bilirkişi hesap raporunda; İbraz edilen imzalı bordrolarda fazla mesai ve hafta tatili ödeme sütunlarında sıfır (0) yazan aylar için fazla mesai ve hafta tatili hesabı yapılmamıştır. Bordroların fazla mesai ve hafta tatili sütunlarında sıfır gösterilmesi, işverenin o ay için işçiye fazla mesai ve hafta tatili ücreti ödemesi yapmadığını gösterir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bunun aksinin kanıtlanması halinde diğer bir anlatımla fazla mesai yapıldığının ve hafta tatilinde çalışıldığının anlaşılması durumunda bu ücret alacaklarının kabulü gerektiği yönündedir. Davacı işçi fazla mesai yaptığını ve ayda iki hafta tatilinde çalıştığını ispatladığına göre hesaplanmayan bu aylar için de zamanaşımına uğramayan fazla mesai ve hata tatili ücretlerinin hesaplanıp gerektiğinde bir indirim de yapılmak suretiyle hüküm altına alınmalıdır.
3- Bilirkişi hesap raporunda fesih tarihinden 5 yıl geriye gidilerek yıllık ücretli izin alacağı hesabı yapılmış, bu sürenin dışındaki yıllık ücretli izin alacağının 5 yıllık zamanaşımına uğradığı görüşü ile hesaplaması yapılmamıştır. Mahkemece de buna itibar edilmiştir. Çalışma dönemi içerisinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı, fesihle beraber izin ücretine dönüşmekte ve fesih tarihinde muaccel hale gelmektedir. 4857 Sayılı Kanunun 59/1 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi de akdin feshi tarihinden itibaren başlamaktadır. Dava tarihine göre fesihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden tüm çalışma süresi için yıllık ücretli izin alacağı hesaplanması gerekir.
4- Davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde HUMK'nun 416 ve Harçlar Yasasının 33. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden harcın tamamının davalıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken davacı aleyhine harca hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy