(4857 S. K. m. 41, 68)
Dava: Davacı, fazla mesai, bayram ve genel tatil gündelikleri, vardiya primi ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalıya ait bina ve santrallerde koruma güvenlik görevlisi olarak 10 saate kadar süren çalışmalarından yarım saat, 14 saate kadar süren çalışmalarında bir saat ara dinlenme süresi mahsup edilmiştir. Davacının yaptığı görevin niteliği, görev yapılan yer nazara alındığında dairemizin bu tip çalışmalarda yerleşmiş görüşü de göz önüne alınarak 10 saatte kadar olan çalışmalarda bir, 10 saatten fazla süre olan çalışmalarda bir buçuk saat ara dinlenme süresi düşülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Davacı işçi iki gün çalıştıktan sonra üçüncü gün çalışmayarak dinlenmektedir. Bu çalışma şeklinde ayın her haftasında farklı çalışılmakta, örneğin dört gün çalışılan ayın üçüncü haftasında 45 saat aşılmadığından fazla mesai gerçekleşmemektedir. Bu nedenle davacının çalışması her hafta için ayrı ayrı belirlenmeli, fazla çalışma süresi haftalık olarak belirlendikten sonra çalıştığı hafta sayısı kadar hesap yapılmalıdır. Yazılı şekilde aylık çalışmanın fazla olarak tespiti ve sonra ortalama haftalık çalışma süresinin nazara alınması yerinde değildir.
4- Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre ihtirazı kayıtsız fazla mesai ödenen aylar ile ücreti ödenen genel tatil günleri için anılan alacakların hesaplanması mümkün değildir. Mahkemece davacıya ödenen fazla mesai toplamı hesaplanan alacaktan çıkarılarak kalanının kabulüne karar verilmiştir. Genel tatil alacağında da aynı tarz mahsup işlemi yapılmıştır. Davacının yapılan ödemelere itirazı yoktur. Böyle olunca sadece fazla mesai ücreti ödenmeyen aylar ile ücreti ödenmeyen genel tatil günleri alacakları hesaplanarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy