(4857 S. K. m. 18, 19, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından yazılı bildirim yapılmadan ve geçerli neden olmadan 30.04.2006 tarihinde feshedildiğini belirten davacı vekili, 25.07.2006 tarihinde açtığı dava ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, fesih tarihine göre, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bir aylık süre geçtikten sonra davanın açıldığı savunulmuş ise de, işveren kayıtlarında davacının iş sözleşmesinin yazılı olarak feshedildiğine dair kayda rastlanmadığı, feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki koşullara uygun yapılmadığı gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'na 19. maddesine göre, işçinin iş sözleşmesini 18. madde uyarınca fesheden işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Bu zorunluluk, geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.
Aynı yasanın 20. maddesi uyarınca, İş sözleşmesi feshedilen işçi tarafından, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süredir.
Anılan hükümler incelendiğinde, 18. madde uyarınca yapılacak fesihlerde, fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmamasının yaptırımı, geçerli fesih kanıtlanmadığından, feshin geçersizliğine karar verilmesine neden olmasıdır. Ancak fesih bildiriminin yazılı yapılmaması, dava açma süresini etkileyen bir olgu değildir. Bir başka anlatımla fesih bildirimi sözlü de yapılabilir. Sözlü bildirimle eylemli fesih işleminde, dava açma süresi işlemeye başlar. Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi, 30.04.2006 tarihinde sözlü bildirimle eylemli olarak feshedilmiştir. Bu tarihe göre dava bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 14.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy