(4857 S. K. m. 5, 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini, işverence işe başlatılmaması durumunda tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin işyerinde amiri olan bir işçiye sataşması ve fiili saldırıda bulunması olayın adli, makamlara intikal etmesi sebebiyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-d bendi uyarınca haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kavga olayının diğer tarafı olan işçi hakkında işverence bir işlem yapılmamış olmasının eşit davranma borcuna aykırılığı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı işçi işyerinde davacının amiri konumunda olan mühendis U. isimli işçinin verdiği görevi yerine getirmemiş, adı geçen mühendisin sen adam değilsin şeklinde beyanı üzerine fiili saldırıda bulunmuş ve amiri olan işçiyi yaralamıştır. Olay kolluk makamlarına intikal etmiş, şikayetçinin yaralandığı hususu adli rapor ile belirlenmiş ve hazırlık soruşturması aşamasında şikayetten vazgeçme sebebiyle takipsizlik kararı verilmiştir. Davacının söz konusu davranışı sebebiyle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği kabul edilmelidir. Olayın diğer tarafı olan işçinin iş sözleşmesinin feshedilmemiş oluşu, işverence yapılan feshin bu niteliğini etkilememelidir. Gerçekten görev dağılımı ile ilgili bir tartışma sonucu U. isimli işçinin sarf ettiği söz ile davacının eylemi arasında açık bir oransızlık vardır. Davacının bu davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır. Mahkemece davanın reddi yerine yazılı şekilde isteğin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Ankara 10. İş Mahkemesinin 26.12.2006 gün ve 726-812 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı, 20.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 08.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy