(4857 S. K. m. 21, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, Kasiyer olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin Kasanın Teknik Servis tarafından açılmasını talep ettiği, kasanın alt tarafında bulunan 470 YTL tutarındaki miktarı ilgili bölüm sorumlularına bildirmeden bölüşerek aldığı ve savunmasında kabul ettiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, parasal konularda sorumluluk verilen davacının kasada meydana gelen tüm olumsuzlukları işverene bildirmesi gerekirken, kasa açıklarını kapaması ve kasa altında çıkarılan parayı diğer sorumlularla paylaşarak işverenin güvenini kötüye kullandığı, talimatlara aykırı davrandığı, feshin haklı ve geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, kasiyer olarak görev yapan davacı ile birlikte çalışan diğer işçilerin sorumlu olduklara kasada sürekli açık çıktığı, davacı ve diğer işçilerin bu açığı kendi ceplerinden ödemek sureti ile kapattıkları, ancak sürekli açık vermeleri nedeni ile kasanın kontrolü için teknik servise haber verdikleri, teknik servisin kontrolü sırasında kasa altında 470 YTL miktarında para çıktığı ve davacı ile diğer sorumluların bu parayı daha önce açığı kendileri ödemesi nedeni ile paylaştıkları anlaşılmaktadır. Maddi olayın bu gelişimine göre, uyuşmazlıkta işverenin herhangi bir zararının olmadığı görülmektedir. Davacı daha önce ödediği açık nedeni ile kendi zararını telafi etmek için hareket etmiştir. Ayrıca kasada sürekli açık çıkması nedeni ile teknik servise haber vermesi de işverenin güvenini kötüye kullanmadığını göstermektedir. Davacının bu davranışı işyerinde olumsuzluklara da yol açmamıştır. Davacının iş sözleşmesinin feshi haklı ve geçerli nedene dayanmamaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 49.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 21.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy