(4857 S. K. m. 19, 20, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işyerinde en son Kurumsal Krediler ve Tahsis Koordinatörü sıfatı ile görev yapan davacı iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının Genel Müdür'e bağlı olarak Genel Müdür Yardımcıları ile aynı konumda çalıştığını, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcısı konumunda olduğunu, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, iş sözleşmesinin de haklı fesih nedeni var iken, pişmanlığı nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek feshedildiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Genel Müdür'e bağlı olduğu kabul edilmekle birlikte, işyerinde Genel Müdür Yardımcısı unvanı ile çalışan kişiler bulunduğu, görev tanımına göre davacının yönetsel yetki ve sorumlulukları var ise de, işten çıkarma yetkisi bulunmadığı, işveren vekili konumunda olmadığı, iş güvencesi kapsamında kaldığı, davalı işverenin fesih bildiriminde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca fesih sebebini açık ve kesin olarak bildirmediği, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilirken, işe başlatmama tazminatı 8 aylık ücret tutarında belirlenmiştir.
Davalı vekili, cevap nedenleri ile kararı temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre, işyerinin işletme bazında olduğu ve işyerinde Doğrudan Genel Müdür' e bağlı olarak Kurumsal Krediler ve Tahsis Koordinatörlüğü görevi yürüten davacı dışında 10 bölümün Genel Müdüre bağlandığı ve bu bölümlerden 7'sinin başında olanların açıkça Genel Müdür Yardımcısı olarak tanımlandığı, davacının görev tanımında Genel Müdür Yardımcılığı görevine yer verilmediği, davacının işveren vekili konumunda olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönde yapılan değerlendirme sonucu davacının iş güvencesi kapsamında kaldığı ve davalı işverenin fesih bildiriminde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca fesih sebebini açık ve kesin olarak bildirmediği gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmektedir.
Ancak mahkemece 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatının üst sınır olan 8 ay üzerinden belirlenmesi hatalı bulunmuştur. Zira Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması gereği, işe başlatmama tazminatının yasal sınırlar olan 4 ila 8 ay arasında işçinin kıdemi, fesih nedeni, ücreti gibi nedenler dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. İşyerinde yaklaşık 10 yıllık kıdemi bulunan ve yüksek ücret alan davacı için işe başlatmama tazminatının 5 ay olarak belirlenmesi yerinde olacaktır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 36.70 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak, 04.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy