(4857 S. K. m. 19, 20)
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 11.07.2006 tarihinde feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin önel verilerek 10.07.2006 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminin 15.06.2006 tarihinde yapıldığını, bu tarihe göre davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, görev yaptığı işyerinin satılması nedeni ile feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, fesih bildiriminin 15.06.2006 tarihinde yapıldığı, bu bildirime göre davanın bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, 23.12.2005 tarihinde güvenlik görevlisi olarak işe giren davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından, 15.06.2006 tarihli bildirimle görev yapmakta olduğu Hürriyet Firuzköy Depo projesi satıldığı 15 gün önel verildiği, 30.06.2006 tarihinde iş sözleşmesinin sona ereceğinin belirtildiği, davacının yapılan yazılı bildirimi imzalamadığının açıklandığı, ancak yapılan fesih bildiriminde fesih ihbar tarihinin 01.06.2006, fesih tarihinin 30.06.2006 tarihi olduğunun belirtildiği, bu yazılı bildirimin kendi içinde çelişki taşıdığı gibi, iş sözleşmesinin 30.06.2006 tarihinde değil, 11.07.2006 tarihinde feshedildiği, bu nedenle 15.06.2006 tarihli fesih bildirimine itibar edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır. 11.07.2006 tarihli fesih bildirimine göre 28.07.2006 tarihinde açılan dava, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Mahkemece aksi düşünce ile davanın reddi hatalıdır. Diğer taraftan 11.07.2006 tarihinde davalı işveren tarafından yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadığı, feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 71.90 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450 YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 11.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy