(4857 S. K. m. 2, 20, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizline ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı asıl işveren ECE TÜRKİYE PROJE YÖNETİMİ A.Şirketine ait Ankamall iş merkezinde diğer davalı alt işveren işçisi olarak ve güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren aleyhine fazla mesai ücret alacaklarının ödenmesi üzerine sözlü olarak feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ECE Türkiye şirket vekili, davacının diğer davalı şirket işçisi olduğunu, davalıya husumet yöneltilmeyeceğini, şirketin Migros Türk adına vekaleten işyerinde bu hizmeti yürüttüğünü, işe iade de muhatap olmadığını, diğer davalının işe başlata bileceğini, başlatmama halinde ve gerekli ödemeleri yapmaması halinde işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağını ödemek zorunda kalabileceklerini, davacının sadakat borcuna aykırı davrandığını, iş şartlarında esaslı değişiklik yapılmadan görev yerinin değiştirildiğini, ancak davacının kabul etmeyerek işyerini terk ettiğini, güven ilişkisini zedelemesi ile değiştirilmesinin istendiğini, davacının diğer davalı ile imzaladığı sözleşmede görev yeri değişikliği yetkisinin işverene verildiğini, dava tarihinde bir fesih olmadığını savunurken, diğer PROSER şirket vekili de, güvenlik elemanı olan davacının açmış olduğu alacak davası ile işveren aleyhine baskı oluşturduğunu, hakkını kötüye kullandığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar içine girdiğini, asıl işveren diğer davalının değiştirilmesini talep etmesi üzerine ihtiyaç olan yerde görevlendirildiğini, ancak davacının bu görev yerine gitmeyerek devamsızlık yaptığını ve dava açtığını, işveren tarafından bir fesih işlemi yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilerek, davacının iş sözleşmesinin de 14.07.2006 tarihinde diğer davalı alt işveren tarafından feshedildiği, feshin haksız olduğu, davacının alt işveren işyerindeki işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacaklarında asıl işverenin alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilin sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile, feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının en son çalıştığı MİGROS PROSER KORUMA VE GÜVENLİK HİZMETLERİ A.Ş.'deki görevine iadesine, işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücret tutarında tazminatın belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından, 7 yıldır aynı işyerinde çalışan ve dava açtığı için iş sözleşmesi feshedilen davacının işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenmiş olması nedeni ile davalılar vekilleri tarafından ise cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının güvenlik görevlisi olarak davalı ECE TÜRKİYE PROJE YÖNETİMİ A.Şirketine ait Ankamall iş merkezinde diğer davalı alt işveren işçisi olarak çalıştığı, güvenlik hizmetinin yardımcı iş niteliğinde olduğu ve davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının davalılar aleyhine fazla mesai ücret alacağının tahsili için dava açması üzerine iş sözleşmesinin 14.07.2006 tarihinde yazılı bildirim yapılmadan feshedildiği, feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davalı alt işveren işyerine davacının işe iadesine karar verilmesi ve asıl işveren davalı ECE TÜRKİYE PROJE YÖNETİMİ A.Şirketinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden diğer davalı alt işverenle birlikte sorumlu tutulması doysa içeriğine uygun olduğundan davalıların temyiz nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Ancak davacının davalı işverenler aleyhine işçilik alacakları davası açtığı için iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. İşe başlatmama tazminatının bu fesih nedenine göre alt sınırdan belirlenmesi doğru değildir. Zira Dairemiz uygulaması gereği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinde belirtilen işe başlatmama tazminatının işçinin kıdemi ve fesih nedeni gibi olgular dikkate alınarak 4 ila 8 aylık yasal sınırlar içinde takdir edilmesi gerekir. Fesih sebebine göre bu tazminatın 6 ay belirlenmesi yerinde olacaktır.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının PROSER KORUMA GÜVENLİK HİZ.A.Ş. işyerindeki İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalıların müştereken ve müteselsilin sorumlu olmak kaydı ile ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 94.10 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya İADESİNE,
Kesin olarak 11.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy