(5521 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki, işçiye haksız yere yapılan ödemelerin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.5.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Serhol Nur Mahmutoğulları ile karşı taraf adına Avukat Bora Kaya geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren, işyerine baş hukuk müşaviri olarak çalışmış olan davalıya 2003 yılı içinde yapılan vekalet ücreti ödemelerin bir dayanağı olmadığını belirterek geri ödenmesini talep etmiş, mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir.
Davalının görev yaptığı dönemde, kısmen davacı kurum lehine sonuçlanan davalarda, reddedilen miktarlar sebebiyle davalı vekili yararına avukatlık ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Çok sayıda mahkeme kararı bu şekilde kesinleşmiş ve anılan dosyalar bakımından avukatlık ücretinin vekile ait olduğu hususu kesinlik kazanmıştır.
Anılan seri dosyalar sebebiyle dönem dönem tahsil edilen avukatlık ücretleri bir havuz hesabında toplanmış ve davalı baş hukuk müşavirinin mali işlerden sorumlu genel müdür yardımcılığına yazdığı yazıların ardından hukuk müşaviri ve avukatlar arasında eşit olarak paylaştırılmıştır. Davalı ve diğer avukatların her birine anılan seri dosyalar sebebiyle 13.447,82YTL ödendiği tartışma dışıdır. Ödemelerle ilgili olarak yönetim kurulu tarafından bir karar alınmamış olsa da, her defasında genel müdür yardımcılığına yazılan yazı çerçevesinde yapılan vekalet ücreti ödemelerinden, genel müdürün haberinin olmadığını söylemek mümkün değildir.
Davacı işveren yönetim kurulunun almış olduğu 11.8.2003 tarihli kararda bu uygulamaya son verilmesi kararı alınmış olup, davalı işçiye anılan karardan sonra avukatlık ücreti adı altında herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Yönetim kurulunun anılan kararı ileriye dönük olarak hüküm ifade edeceğinden davalı işçiye ödenmiş olan vekalet ücretinin iadesi yönünde alınan karar geçersizdir.
İşyerinde baş hukuk müşaviri olan davalının görevi gereği diğer avukatları yönlendireceği bilinen bir gerçektir. Davaya konu ödemeler, daha önce sözü edilen mahkeme kararlarında vekalet ücretinin vekile verilmesi yolundaki kararlara dayanmaktadır. Mahkemelerce sonuçlandırılan bu dosyalarda baş hukuk müşaviri olan davalının da ibraz edilen vekaletnamede işveren vekili avukat olarak gösterilip gösterilmediği önem arzetmektedir. Müşterek vekaletnamede davalı da vekil olarak gösterilmişse mahkemece vekile verilmesi gereken vekalet ücretinden vekaletnamede adı geçen diğer avukatlarla birlikte yararlanması gerekir. Bu hususlar belirlenmeli ve davalının mahkeme kararlarıyla hak kazandığı vekalet ücreti miktarı hesaplanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Zira davalı, daha önce sonuçlanan ve işçiler tarafından açılan davalarda işveren avukatına verilmesi kararlaştırılan mahkeme kararına dayanarak bu alacaklara hak kazanmış olacaktır. Esasen mahkemelerin bu yönde sonuçlanmış kararları bulunmasaydı taraflar arasındaki ilişki hizmet akti ilişkisi olduğundan hizmet sözleşmelerinde veya işyeri personel yönetmeliklerinde vekalet ücretlerinin hizmet aktiyle çalışan avukata verileceği hususunda bir hüküm bulunmadığından hizmet aktiyle çalışan avukatların, akitte belirlenen ücret dışında ayrıca vekalet ücreti isteyemeyeceği Dairemizce istikrar kazanmış durumdadır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiğinden bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy