(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının 17.8.2005 tarihinde saat 19.15 sularında mesai saatleri içerisinde işveren vekillerine karşı rencide edici davranışta bulunarak ve hakaret ederek çalışan personelin bir kısmını zorla dışarı çıkarttığı, izinsiz toplu olarak işi terk ettiği işçin iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işveren konumundaki kişilere haksız hakarette bulunarak sataştığı işçiler arasında huzursuzluk yarattığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelere göre işyerinde davalı işveren temsilcilerinin sendikaya üyesi işçilerle görüşme yaptıkları sırada davacının, sendika üyesi işçilere baskı yapılmaması konusunda beyanda bulunması üzerine aralarında tartışma çıktığı anlaşılmaktadır. Davacının bu tartışma sırasında işverenin temsilcilerine hakarette bulunduğu ve sonrasında çalışanları zorla dışarı çıkarttığı iddia edilmiş ise de, bu husus yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanmamıştır. Dava konusu işyerinde aynı tarihlerde davacının da içinde bulunduğu bir grup işçi toplu olarak işten çıkarılmıştır. Mevcut olgulara göre davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiği kabul edilmelidir.
Öte yandan, davacı feshin sendikal nedene dayandığını ileri sürmüş ise de, gerek fesih tarihinde ve gerekse daha sonra işyerinde sendika üyesi bir çok işçinin çalışmasına devam etmiş olması, sendika üyeliklerinin işverene tebliğ olunmaması nedeni ile, feshin sendikal nedene dayandığının kabul etmek mümkün görülmemektedir. Bu durumda, davacının işe iade isteğinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Gönen Asliye Hukuk (İş) İş Mahkemesinin 10.4.2006 gün ve 573-178 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe İadesine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (67.00) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 07.05.2007 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy