(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı ve karşı davalı ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı ihbar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle asıl davada kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karşı davanın reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.6.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Yekta Işık geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren davacının haklı bir neden olmaksızın iş yerini terk ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ve açmış olduğu karşı davada ihbar tazminatını talep etmiştir. Mahkemece davacının isteklerinin kabulüne, karşı davanın reddine dair karar verilmiştir.
Davacı işçinin bir gurup iş arkadaşı ile birlikte ücret artışını beğenmeyerek işverene dilekçe verdikleri ve ücretleri ile bazı sosyal haklarının arttırılmasını istediği hususu tartışma dışıdır. Davalı işverence söz konusu dilekçede yer alan taleplerin kabul edilmemesi üzerine 7.9.2005 tarihinde davacı işçi ve bir kısım işçilerin iş yerine geldikleri halde çalışmadıkları ve sonraki günlerde de nedensiz olarak iş yerine gelmedikleri işverence düzenlenen tutanaklar ile bunu doğrulayan tanık anlatımları ile sabit olmuştur. Davacı tanıkları ise davacı işçi ile aynı konumda olup işverenle bu konuda husumet içinde olan kişilerdir. Bu nedenle salt bu tanıkların beyanlarına göre sonuca gidilmesi de doğru olmaz.
Mahkemece iş bulmanın güç olduğu bir dönemde davacı ile 5 arkadaşının iş yerinden ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hükmün gerekçesinde açıklanmışsa da, işverence tutulan tutanaklar ile tanık beyanları karşısında aksinin kanıtlandığı bir durumda bu şekilde varsayıma dayalı olarak sonuca gidilmesi doğru olmaz.
Dosya içeriğine göre, davacı ve arkadaşlarının ücretlerde yeniden düzenleme yapılmasını isteyen dilekçe vermelerinin ve işverence bu talebin kabul edilmemesinin ardından davacının işyerine gelmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece davacının isteklerinin reddi ile davalı karşı davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, aksine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy